Fussilet Sûresi35. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | And not | |
| 2 | يلقاها | ل ق يLGY | yuleḳḳāhā | buna kavuşturulmaz | it is granted |
| 3 | إلا | — | illā | başkası | except |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | kimselerden | (to) those who |
| 5 | صبروا | ص ب رṦBR | Saberū | sabreden(lerden) | (are) patient |
| 6 | وما | — | ve mā | ve | and not |
| 7 | يلقاها | ل ق يLGY | yuleḳḳāhā | buna kavuşturulmaz | it is granted |
| 8 | إلا | — | illā | başkası | except |
| 9 | ذو | — | ƶū | olandan | (to the) owner |
| 10 | حظ | ح ظ ظḪƵƵ | HaZZin | şansı | (of) fortune |
| 11 | عظيم | ع ظ مAƵM | ǎZīmin | büyük | great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما يلقىها الا الذين صبروا وما يلقىها الا ذو حظ عظيم
Arapça (Harekeli)
وَمَا يُلَقَّاهَا إِلَّا الَّذِينَ صَبَرُوا وَمَا يُلَقَّاهَا إِلَّا ذُو حَظٍّ عَظِيمٍ
Transliterasyon
Ve mâ yulakkâhâ illellezîne saberû, ve mâ yulakkâhâ illâ zû hazzın azîm(azîmin).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> yulaqq<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span>alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">s</span>abaroo wam<span class="u">a</span> yulaqq<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>ill<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>oo <span class="u">h</span>a<span class="i"><span class="u">thth</span></span>in AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu huy, sabredenlerden başkasına verilmez ve akıldan, tedbîrden büyük bir hisseye sâhip olmayanlara bu huy, nasîp olmaz.
Ali Bulaç
Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.
Bayraktar Bayraklı
Buna ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.
Diyanet İşleri
Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.*
Edip Yüksel
Bu duruma ancak dirençli olanlar eriştirilir. Bu duruma ancak alabildiğine şanslı olanlar ulaştırılır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu olgunluğa ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak hayırdan büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur.
Erhan Aktaş
Buna* ancak sabredenler ve büyük haz* sahipleri kavuşturulur.
Hakkı Yılmaz
Bu olgun davranışa ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur.
Muhammed Esed
Ama (bu mazhariyet) sadece sıkıntıya karşı sabredenlere verilmiştir; yalnızca (faziletten) en büyük payı almış olanlara verilmiştir.
Mustafa İslamoğlu
Ne ki bu (meziyete) sadece sabırda direnenler ulaşabilir; yine buna, ancak kendisine büyük bir pay ayrılanlar ulaşabilir.
Suat Yıldırım
Ama kötülüğe karşı iyilik hasleti, ancak sabredenlerin kârıdır, faziletten yana nasibi bol olanların kârıdır. {KM, Luka 19, 26}
Süleyman Ateş
Bu(kötülüğü iyilikle savma olgunluğu)na ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak büyük şansı olan kavuşturulur.
Şaban Piriş
Buna sabredenlerden başkası ulaşamaz. Buna, büyük hazzı tadanlardan başkası ulaşamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Böyle bir tavra, sabredenlerden başkası ulaştırılmaz. Böyle bir tavra, büyük nasip sahibinden başkası ulaştırılmaz.
Edip-Layth-Martha
None can attain this except those who are patient. None can attain this except those who are extremely fortunate.
Muhammad Asad
Yet [to achieve] this is not given to any but those who are wont to be patient in adversity: it is not given to any but those endowed with the greatest good fortune!
Rashad Khalifa
None can attain this except those who steadfastly persevere. None can attain this except those who are extremely fortunate.,
The Monotheist Group
And none can attain this except those who are patient. And none can attain this except those who are extremely fortunate.