Fussilet Sûresi49. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | (Does) not | |
| 2 | يسأم | س ا مSEM | yesemu | usanmaz | get tired |
| 3 | الإنسان | ا ن سENS | l-insānu | insan | man |
| 4 | من | — | min | -ten | of |
| 5 | دعاء | د ع وD̃AV | duǎā'i | istemek- | praying |
| 6 | الخير | خ ي رḢYR | l-ḣayri | hayır (iyilik) | (for) the good, |
| 7 | وإن | — | vein | ama eğer | but if |
| 8 | مسه | م س سMSS | messehu | kendisine dokunursa | touches him |
| 9 | الشر | ش ر رŞRR | ş-şerru | bir şer | the evil |
| 10 | فيئوس | ي ا سYES | feyeūsun | hemen üzülür | then he gives up hope |
| 11 | قنوط | ق ن طGNŦ | ḳanūTun | ümitsiz olur | (and) despairs. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا يسم الانسن من دعاء الخير وان مسه الشر فيوس قنوط
Arapça (Harekeli)
لَّا يَسْأَمُ الْإِنسَانُ مِن دُعَاءِ الْخَيْرِ وَإِن مَّسَّهُ الشَّرُّ فَيَئُوسٌ قَنُوطٌ
Transliterasyon
Lâ yes’emul insânu min duâil hayri ve in messehuş şerru fe yeûsun kanût(kanûtun).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> yas-amu al-ins<span class="u">a</span>nu min duAA<span class="u">a</span>-ialkhayri wa-in massahu a<span class="b">l</span>shsharru fayaoosun qanoo<span class="u">t</span><span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnsan, hayır istemekten hiç usanmaz ve bir şerre uğrarsa da iyiden iyiye yeise düşer, ümitsizliğe kapılıp gider.
Ali Bulaç
İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, ye'se düşen bir umutsuzdur.
Bayraktar Bayraklı
İnsan, iyiliği istemekten usanmaz. Fakat ona bir kötülük dokunursa, bir de bakarsın ümitsizliğe düşer.
Diyanet İşleri
İnsan hayır istemekten usanmaz. Fakat kendisine bir kötülük dokunursa hemen ümitsizliğe düşer, üzülüverir.*
Edip Yüksel
İnsan, iyilik istemekten bıkmaz. Ancak kendisine bir kötülük dokunduğunda umutsuzdur, kötümserdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsan hayır istemekten usanmaz, fakat kendisine bir kötülük dokununca üzülür ve ümitsizliğe düşer.
Erhan Aktaş
İnsan iyilik* istemekten bıkıp usanmaz. Eğer kendisine bir kötülük dokunursa, hemen karamsarlığa kapılır ve ümitsiz olur.
Hakkı Yılmaz
İnsan, hayır istemekten usanmaz, kendisine bir kötülük dokununca da hemen, üzgündür, ümitsizdir.
Muhammed Esed
İNSAN, (hayatın) güzel (şeyler)ini isteyip aramaktan asla bıkmaz: kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.
Mustafa İslamoğlu
İnsan özgül ağırlığı olan karşılıklar istemekten asla bıkıp usanmaz; ama başına kötülük bildiği (bir şey) gelecek olsa, bu kez de umudunu yitirip karamsarlığa kapılır.
Suat Yıldırım
İnsan mal mülk istemekten usanmaz, ama kendisine maddî sıkıntı dokununca hemen ye'se düşer, ümitsiz olur. [96, 6-7; 10, 12]
Süleyman Ateş
İnsan hayır istemekten usanmaz (daima malının artamasını diler). Ama kendisine bir şer dokundu mu hemen üzülür, ümitsiz olur.
Şaban Piriş
İnsan iyiliği dilemekten usanmaz. Ona bir kötülük isabet ettiği zaman hemen ümitsizliğe düşer ve boynunu büker.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsan, hayır istemekten / hayır için dua etmekten bıkıp usanmaz. Kendisine bir şer dokunmaya görsün; hemen ümidini keser, yıkılır.
Edip-Layth-Martha
The human being does not tire in imploring for good things. But if adversity touches him, he is disheartened, desperate!*
Muhammad Asad
MAN NEVER TIRES of asking for the good [things of life]; and if evil fortune touches him, he abandons all hope, giving himself up to despair.*
Rashad Khalifa
The human being never tires of imploring for good things. And when adversity befalls him, he turns despondent, desperate.,
The Monotheist Group
Man does not tire in praying for good things. But if adversity touches him, he is disheartened, desperate!