Şura Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يستعجل | ع ج لACL | yesteǎ'cilu | çabuk gelmesini isterler | Seek to hasten |
| 2 | بها | — | bihā | onun | [of] it |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 4 | لا | — | lā | (do) not | |
| 5 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanmayan(lar) | believe |
| 6 | بها | — | bihā | ona | in it, |
| 7 | والذين | — | velleƶīne | kimseler ise | and those who |
| 8 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | believe |
| 9 | مشفقون | ش ف قŞFG | muşfiḳūne | korkarlar | (are) fearful |
| 10 | منها | — | minhā | ondan | of it |
| 11 | ويعلمون | ع ل مALM | ve yeǎ'lemūne | ve bilirler | and know |
| 12 | أنها | — | ennehā | onun | that it |
| 13 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳu | gerçek olduğunu | (is) the truth. |
| 14 | ألا | — | elā | iyi bil ki | Unquestionably, |
| 15 | إن | — | inne | elbette | indeed, |
| 16 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 17 | يمارون | م ر يMRY | yumārūne | tartışan(lar) | dispute |
| 18 | في | — | fī | hakkında | concerning |
| 19 | الساعة | س و عSVA | s-sāǎti | (o) sa'at | the Hour |
| 20 | لفي | — | lefī | içindedirler | (are) certainly in |
| 21 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | bir sapıklık | error |
| 22 | بعيد | ب ع دBAD̃ | beǐydin | uzak | far. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يستعجل بها الذين لا يومنون بها والذين ءامنوا مشفقون منها ويعلمون انها الحق الا ان الذين يمارون فى الساعة لفى ضلل بعيد
Arapça (Harekeli)
يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا وَالَّذِينَ آمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا الْحَقُّ أَلَا إِنَّ الَّذِينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَفِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ
Transliterasyon
Yesta’cilu bihellezîne lâ yû’minûne bihâ, vellezîne âmenû muşfikûne minhâ ve ya’lemûne ennehel hakk|u|, e lâ innellezîne yumârûne fîs sâati le fî dalâlin baîd(baîdin).
Transliteration (Eng.)
YastaAAjilu bih<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span>yu/minoona bih<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoomushfiqoona minh<span class="u">a</span> wayaAAlamoona annah<span class="u">a</span> al<span class="u">h</span>aqqual<span class="u">a</span> inna alla<span class="u">th</span>eena yum<span class="u">a</span>roona fee a<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>AAatilafee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>lin baAAeed<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Buna inanmayanlar, çabuk gelmesini isterler ve inananlarsa gelip çatmasından korkarlar ve bilirler ki o, gerçektir; iyice bil ki kıyâmetten şüphe edip o hususta mücadeleye girişenler, elbette doğrudan pek uzak bir sapıklık içindedir.
Ali Bulaç
Onda acele edenler, (gerçekte) ona inanmayanlardır. İman edenler ise, ona karşı bir korku içindedirler ve onun gerçekten hak olduğunu bilirler. Haberiniz olsun; kıyamet-saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
Kıyamete inanmayanlar, onun acele gelmesini istiyorlar. İnananlar ise onun gelmesinden korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi biliniz ki, kıyamet hakkında şüpheye düşenler, büyük bir yanılgı içindedirler.
Diyanet İşleri
Ona inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
Edip Yüksel
Onu onaylamayanlar onun hakkında meydan okuyorlar. Onu onaylayanlar ise ondan kaygı duyarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. O an konusunda kuşku duyanlar büyük bir sapıklık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O'na inanmayanlar kıyametin çabuk gelmesini istiyorlar. İnananlar ise O'ndan korkarlar ve O'nun hak olduğunu bilirler. İyi bilin ki, kıyamet saati hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
Erhan Aktaş
İnanmayanlar, alayımsı bir şekilde, onun hemen gerçekleşmesini istiyorlar. İnananlar ise tedbirlidirler. Onun gerçek olduğunu bilirler. Sa’at* hakkında tartışanlar, derin bir sapkınlık içindedirler.
Hakkı Yılmaz
Ona inanmayan kimseler kıyâmetin çabuk gelmesini istiyorlar. İnananlar ise ondan korkuyla titrerler ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki kıyâmetin kopuş zamanı hakkında tartışanlar kesinlikle geri dönüşü olmayan bir sapıklık içindedirler.
Muhammed Esed
O (Kıyamet Saati)ne inanmayanlar, (alay edercesine) onun çabucak gelmesini isterler, halbuki imana ermiş olanlar ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. Gerçek şu ki, Son Saat'i tartışanlar, tam bir sapıklık içindeler!
Mustafa İslamoğlu
Ona inanmayan kimseler, onun çabuk gelmesini isteyenlerdir; iman edenlerinse ondan dolayı yürekleri titrer ve bilirler ki o hakikatin ta kendisidir. Bakın! Son Saat hakkında kuşku yayan kimseler, derin bir sapıklığa gömülmüşlerdir.
Suat Yıldırım
Kıyamet (yani dirilme) saatinin gelmesini acele ile isteyenler, ona inanmayanlardır. Müminler ise O'nun gerçekten vaki olacağını bilir ve ondan kaçınırlar. Kıyamet hakkında münakaşa edenler, haktan ve gerçekten çok uzak, derin bir sapıklık içindedirler.
Süleyman Ateş
Ona inanmayanlar, onun çabuk gelmesini isterler. İnananlar ise ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bil ki, o sa'at hakkında tartışanlar, uzak bir sapıklık içine düşmüşlerdir.
Şaban Piriş
Ona inanmayanlar, onun çabucak gelmesini istiyorlar. İman edenler ise ondan çekinirler ve onun gerçek olduğunu bilirler. Bilin ki kıyamet hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona inanmayanlar onun çabucak gelmesini isterler. İman edenlerse ondan ürperirler ve bilirler ki o haktır. Dikkat edin, kıyamet saati hakkında tartışıp duranlar, geri dönüşü olmayan bir sapıklığın tam içindedirler.
Edip-Layth-Martha
Those who do not acknowledge it seek to hasten it, while those who acknowledge are concerned about it, and they know that it is the truth. Certainly, those who dispute the moment have gone far astray.
Muhammad Asad
Those who do not believe in it [mockingly] ask for its speedy advent* whereas those who have attained to faith stand in awe of it, and know it to be the truth. Oh, verily, they who call the Last Hour in question have indeed gone far astray!
Rashad Khalifa
Challenging it are those who do not believe in it. As for those who believe, they are concerned about it, and they know that it is the truth. Absolutely, those who deny the Hour have gone far astray.,
The Monotheist Group
Those who do not believe in it seek to hasten it, while those who believe are concerned about it, and they know that it is the truth. Certainly, those who dispute the Hour have gone far astray.