Şura Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | in | eğer | If |
| 2 | يشأ | ش ي اŞYE | yeşe' | dilerse | He wills, |
| 3 | يسكن | س ك نSKN | yuskini | durdurur da | He can cause the wind to become still |
| 4 | الريح | ر و حRVḪ | r-rīHa | rüzgarı | He can cause the wind to become still |
| 5 | فيظللن | ظ ل لƵLL | feyeZlelne | sonra kalırlar | then they would remain |
| 6 | رواكد | ر ك دRKD̃ | ravākide | hareketsiz | motionless |
| 7 | على | — | ǎlā | on | |
| 8 | ظهره | ظ ه رƵHR | Zehrihi | (denizin) sırtında | its back. |
| 9 | إن | — | inne | kuşkusuz | Indeed, |
| 10 | في | — | fī | vardır | in |
| 11 | ذلك | — | ƶālike | bunda | that |
| 12 | لآيات | ا ي يEYY | lāyātin | ibretler | surely (are) Signs |
| 13 | لكل | ك ل لKLL | likulli | herkes için | for everyone |
| 14 | صبار | ص ب رṦBR | Sabbārin | sabreden | patient |
| 15 | شكور | ش ك رŞKR | şekūrin | şükreden | (and) grateful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان يشا يسكن الريح فيظللن رواكد على ظهره ان فى ذلك لءايت لكل صبار شكور
Arapça (Harekeli)
إِن يَشَأْ يُسْكِنِ الرِّيحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلَى ظَهْرِهِ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
Transliterasyon
İn yeşe’ yuskinir rîha fe yazlelne revâkide alâ zahrih|i|, inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).
Transliteration (Eng.)
In yasha/ yuskini a<span class="b">l</span>rree<span class="u">h</span>afaya<span class="i"><span class="u">th</span></span>lalna raw<span class="u">a</span>kida AAal<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span>ahrihiinna fee <span class="u">tha</span>lika la<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin likulli <span class="u">s</span>abb<span class="u">a</span>rinshakoor<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dilerse rüzgârı durdurur da denizin üstünde, öylece kalakalırlar; şüphe yok ki bunda, iyiden iyiye sabreden ve çok şükreden herkese elbette deliller var.
Ali Bulaç
Eğer dileyecek olsa, rüzgarı durdurur, böylece onun üstünde kalakalırlar. Şüphesiz, bunda çokça sabreden, çokça şükreden kimse için gerçekten ayetler vardır.
Bayraktar Bayraklı
Dilerse rüzgârı durdurur; o zaman denizin üstünde hareketsiz kalıverirler. Bunda, şüphesiz çok çok sabreden, gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır.
Diyanet İşleri
Dilerse O, rüzgarı durdurur,da onun (denizin) üstünde kalakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Edip Yüksel
Dilerse rüzgarı durdurur ve onlar suyun üzerinde hareketsiz kalırdı. Bunda, her sabreden ve şükreden kişi için ibretler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer O dilerse rüzgarı durdurur da yelkenle giden gemiler denizin üzerinde duruverirler. Şüphesiz ki bunda sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için nice ibretler vardır.
Erhan Aktaş
Dilerse rüzgârı durdurur da denizin yüzünde kalakalırlar. Kuşkusuz bunda çok sabreden ve çok şükredenler için âyetler* vardır.
Hakkı Yılmaz
(32-35)Denizde dağlar gibi akıp gidenler de O'nun alâmetlerinden/ göstergelerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur da giden gemiler denizin sırtında duruverirler. Şüphesiz bunda tüm çok sabreden ve kendisine verilen nimetlerin karşılığını çok çok ödeyen kimseler için nice alâmetler/ göstergeler vardır. Yahut Allah, onların kazandıkları şeyler sebebiyle o gemileri değişime/ yıkıma uğratır. Birçoğunu da bağışlar. Ve âyetlerimiz/ alâmetlerimiz/ göstergelerimiz hakkında mücâdele edenler kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilirler.
Muhammed Esed
dilerse rüzgarı dindirir, o zaman denizin üstünde hareketsiz kalıverirler; bunda, şüphesiz, sıkıntılara göğüs geren ve (Allah'a) gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır;
Mustafa İslamoğlu
Dilerse rüzgarı kesiverir de, o zaman denizin üzerinde hareketsiz kala kalırlar: şüphesiz bunda da her daim sabreden ve şükrü eda etmek için çaba harcayan herkes için ibretler vardır.
Suat Yıldırım
32, 33, 34, 35. Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, âyetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.*
Süleyman Ateş
Dilerse rüzgarı durdurur, (gemiler denizin) sırtında durakalır. Kuşkusuz bunda sabreden, şükreden herkes için ibretler vardır.
Şaban Piriş
Dilerse rüzgarı durdurur da su üstünde kalakalırlar. İşte bunda da çok sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Dilerse rüzgarı durdurur da o akıp giden gemiler denizin sırtında öylece kalırlar. Gereğince sabreden, gereğince şükreden herkes için bütün bunlarda elbette ki ibretler vardır.
Edip-Layth-Martha
If He willed, He could still the winds, leaving them motionless on top of it. In that are signs for everyone who is patient, thankful.
Muhammad Asad
if He so wills, He stills the wind, and then they lie motion­less on the sea's surface - [and] herein, behold, there are messages indeed for all who are wholly patient in adversity and deeply grateful [to God];
Rashad Khalifa
If He willed, He could have stilled the winds, leaving them motionless on top of the water. These are proofs for those who are steadfast, appreciative.,
The Monotheist Group
If He willed, He could still the winds, leaving them motionless on top of it. In that are signs for every one who is patient, thankful.