Zuhruf Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لتستووا | س و يSVY | litestevū | binmeniz için | That you may sit firmly, |
| 2 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 3 | ظهوره | ظ ه رƵHR | Zuhūrihi | onların sırtları | their backs, |
| 4 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 5 | تذكروا | ذ ك رZ̃KR | teƶkurū | anmanız için | remember |
| 6 | نعمة | ن ع مNAM | niǎ'mete | ni'metini | (the) favor |
| 7 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbinizin | (of) your Lord |
| 8 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 9 | استويتم | س و يSVY | steveytum | bindiğiniz | you sit firmly |
| 10 | عليه | — | ǎleyhi | onlara | on them |
| 11 | وتقولوا | ق و لGVL | ve teḳūlū | ve (şöyle) demeniz için | and say, |
| 12 | سبحان | س ب حSBḪ | subHāne | şanı yücedir | """Glory be (to)" |
| 13 | الذي | — | lleƶī | the One Who | |
| 14 | سخر | س خ رSḢR | seḣḣara | hizmetimize verenin | (has) subjected |
| 15 | لنا | — | lenā | bizim | to us |
| 16 | هذا | — | hāƶā | bunu | this, |
| 17 | وما | — | ve mā | yoksa | and not |
| 18 | كنا | ك و نKVN | kunnā | biz değildik | we were |
| 19 | له | — | lehu | bunu | of it |
| 20 | مقرنين | ق ر نGRN | muḳrinīne | (hizmetimize) yanaştıracak | capable. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لتستوا على ظهوره ثم تذكروا نعمة ربكم اذا استويتم عليه وتقولوا سبحن الذى سخر لنا هذا وما كنا له مقرنين
Arapça (Harekeli)
لِتَسْتَوُوا عَلَى ظُهُورِهِ ثُمَّ تَذْكُرُوا نِعْمَةَ رَبِّكُمْ إِذَا اسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ
Transliterasyon
Li testevû alâ zuhûrihî summe tezkurû ni’mete rabbikum izesteveytum aleyhi, ve tekûlû subhânellezî sehhare lenâ hâzâ ve mâ kunnâ lehu mukrinîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Litastawoo AAal<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span>uhoorihithumma ta<span class="u">th</span>kuroo niAAmata rabbikum i<span class="u">tha</span> istawaytumAAalayhi wataqooloo sub<span class="u">ha</span>na alla<span class="u">th</span>ee sakhkhara lan<span class="u">a</span>h<span class="u">atha</span> wam<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span> lahu muqrineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Binip oturun da sonra onların üstünde doğruldunuz mu Rabbinizin nîmetini anın ve yücedir, münezzehtir noksan sıfatlardan o mâbut ki râm etmiştir bunu bize, yoksa biz, zaptedemezdik onu deyin diye.
Ali Bulaç
Onların sırtlarına binip-doğrulmanız, sonra doğrulduğunuz zaman, Rabbinizin nimetini zikretmeniz ve: "Bunlara bizim için boyun eğdiren (Allah) ne Yücedir, yoksa biz bunu (kendi hizmetimize) yanaştıramazdık" demeniz için.
Bayraktar Bayraklı
Onların sırtına kurulasınız ve üzerlerine yerleştiğinizde, Rabbinizin nimetini hatırlayarak şöyle diyesiniz diye, “Bunları bizim emrimize veren Allah, her türlü eksiklikten uzaktır. Aksi takdirde biz bunları emrimizin altına alamazdık.”
Diyanet İşleri
Ki,böylece onların sırtına binip üzerlerine yerleşince, Rabbinizin ni'metini anarak: Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz bunlara güç yetiremezdik, diyesiniz.*
Edip Yüksel
Ki onların üstüne binesiniz ve onlara bindiğiniz zaman Rabbinizin size olan nimetini düşünerek şunları diyesiniz: "Bunu bizim emrimize veren çok yücedir. Onları kendi başımıza kontrol altına alamazdık."
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz onların sırtına binip üzerlerine yerleştiğiniz zaman, Rabbinizin nimetini anarak şöyle diyesiniz: "Bunları bizim hizmetimize veren Allah'ı tenzih ve tesbih ederiz. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi."
Erhan Aktaş
Üzerlerine binip, onlardan yararlanınca, Rabb’inizin verdiği nimetleri anarak: “Bunları, hizmetimize veren Allah ne yücedir; yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi.” deyin.
Hakkı Yılmaz
(12-14)Ve O, bütün eşleri oluşturdu ve siz onların sırtına binip üzerlerine yerleşirsiniz. Sonra onun üzerine yerleştiğiniz zaman, Rabbinizin nimetini anarak: “Bunları bizim hizmetimize veren/ bunları yararlanacağımız özelliklerde yaratan Allah eksikliklerden arınıktır. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz de yalnızca Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için gemilerden ve hayvanlardan bineceğiniz şeyleri var etti.
Muhammed Esed
böyle yapar ki onlara hükmedesiniz ve ne zaman onlardan yararlanırsanız Rabbinizin nimetlerini hatırlayıp "(Bütün) bunları bizim hizmetimize veren O ne yücedir, çünkü (O olmasaydı) biz bunu elde edemezdik;
Mustafa İslamoğlu
Bu sayede sırtlarına kurulup hükmedesiniz; ve onlara hükmettiğiniz her zaman da, Rabbinizin nimetini anıp şöyle diyesiniz: "Bütün bunları bizim yararımıza bir yasaya bağlayan Allah'ın şanı ne yücedir; aksi halde bizim gücümüz buna asla yetmezdi.
Suat Yıldırım
13, 14. Ta ki onların üstüne binerken Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz: “Bunları bizim hizmetimize veren Allah yüceler yücesidir, her türlü eksiklikten münezzehtir. O lütfetmeseydi biz buna güç yetiremezdik. Muhakkak ki biz sonunda Rabbimize döneceğiz. ”*
Süleyman Ateş
Ki onların sırtlarına binesiniz, sonra onlara bindiğiniz zaman Rabbinizin ni'metini anasınız ve (şöyle) diyesiniz: "Bunu bizim hizmetimize veren (Allah)ın şanı yücedir, yoksa biz bunu (hizmetimize) yanaştıramazdık."
Şaban Piriş
13,14. -Onların sırtlarına bitip oturmanız, sonra da: Rabbinizin nimetlerini hatırlamanız, onlara yerleştikten sonra da:-Bunu, hizmetimize veren Allah ne yücedir. Yoksa buna bizim gücümüz yetmezdi ve biz elbette Rabbimize döneceğiz demeniz için..
Yaşar Nuri Öztürk
Ki onların sırtlarına kurulasınız, sonra oraya kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlaya da şöyle diyesiniz: "Adı ve kudreti yücedir bunu bizim emrimize verenin. Yoksa biz bunu kendimize yanaştıramazdık."
Edip-Layth-Martha
So that you may settle on their backs; and then when you have settled on them you may recall your Lord's blessing, by saying: "Glory be to the One who commits this for us, and we could not have done so by ourselves."
Muhammad Asad
in order that you might gain mastery over them,* and that, whenever you have mastered them, you might remember your Sustainer's blessings and say: Limitless in His glory is He who has made [all] this subservient to our use - since [but for Him,] we would not have been able to attain to it.
Rashad Khalifa
As you rest on top of them, you shall appreciate such a blessing from your Lord, and say, "Glory be to the One who subdued this for us. We could not have controlled them by ourselves.,
The Monotheist Group
So that you may settle on their backs; then recall the blessing of your Lord once you have settled on them, and say: "Glory to the One who has committed this for us, and we could not have done so by ourselves."