Zuhruf Sûresi37. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإنهم | — | ve innehum | elbette onlar | And indeed, they |
| 2 | ليصدونهم | ص د دṦD̃D̃ | leyeSuddūnehum | onları engellerler | surely, turn them |
| 3 | عن | — | ǎni | -dan | from |
| 4 | السبيل | س ب لSBL | s-sebīli | yol- | the Path |
| 5 | ويحسبون | ح س بḪSB | ve yeHsebūne | fakat sanırlar | and they think |
| 6 | أنهم | — | ennehum | bunlar | that they |
| 7 | مهتدون | ه د يHD̃Y | muhtedūne | doğru yolda olduklarını | (are) guided. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وانهم ليصدونهم عن السبيل ويحسبون انهم مهتدون
Arapça (Harekeli)
وَإِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ السَّبِيلِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ
Transliterasyon
Ve innehum le yasuddûnehum anis sebîli ve yahsebûne ennehum muhtedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-innahum laya<span class="u">s</span>uddoonahum AAani a<span class="b">l</span>ssabeeliwaya<span class="u">h</span>saboona annahum muhtadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve şüphe yok ki Şeytanlar, onları yoldan çıkarır ve şüphe yok ki doğru yolu bulduklarını sanırlar.
Ali Bulaç
Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar. Ama onlar hâlâ kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
Diyanet İşleri
Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
Edip Yüksel
Nitekim onları yoldan çıkarırlar. Buna rağmen onlar doğru yolda olduklarını sanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphesiz ki bu şeytanlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar da kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
Erhan Aktaş
Şeytanlar, onları yoldan saptırdıkları halde, onlar hâlâ kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
Hakkı Yılmaz
(36,37)Ve her kim Rahmân'ın [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'ın] öğüdünden, anılmasından körleşirse Biz ona bir şeytan musallat ederiz de artık o, onun için akrandır/ yandaştır; ve şüphesiz ki yandaşlar/ akranlar, körleşenleri Yol'dan çıkarırlar. Onlar da kendilerinin kılavuzlandıkları doğru yolda olduklarını sanırlar.
Muhammed Esed
Bu (şeytanî dürtüler) böylelerini (hakikat) yolundan alıkoyar ve bunlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar!
Mustafa İslamoğlu
artık o onları doğru yoldan çıkarır; berikiler de zanneder ki, kendileri doğru yoldadırlar.
Suat Yıldırım
Bu şeytanlar onları yoldan çıkarırlar, ama onlar kendilerinin hâlâ doğru yolda olduklarını sanırlar.
Süleyman Ateş
O(şeyta)nlar onları yoldan çıkardıkları halde bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar.
Şaban Piriş
Onlar, bunları yoldan çıkarırlar da, yine de kendilerini doğru yolda sanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu şeytanlar onları yoldan saptırırlar. Onlarsa kendilerinin hala hidayet üzere olduklarını sanırlar.
Edip-Layth-Martha
They hinder from the path, but they think they are guided!
Muhammad Asad
whereupon, behold, these [evil impulses] bar all such from the path [of truth], making them think that they are guided aright!
Rashad Khalifa
Such companions will divert them from the path, yet make them believe that they are guided.,
The Monotheist Group
And they hinder from the path, but they think they are guided!