Zuhruf Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | حتى | — | Hattā | nihayet | Until |
| 2 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 3 | جاءنا | ج ي اCYE | cā'enā | bize geldiği | he comes to Us |
| 4 | قال | ق و لGVL | ḳāle | der ki | he says, |
| 5 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 6 | ليت | ل ي تLYT | leyte | Keşke! | Would that/i wish/if |
| 7 | بيني | ب ي نBYN | beynī | benimle | between me |
| 8 | وبينك | ب ي نBYN | ve beyneke | senin aranda | and between you |
| 9 | بعد | ب ع دBAD̃ | buǎ'de | kadar uzaklık | (were the) distance |
| 10 | المشرقين | ش ر قŞRG | l-meşriḳayni | iki doğu | "(of) the East and the West.""" |
| 11 | فبئس | ب ا سBES | febi'se | meğer ne kötü | How wretched is |
| 12 | القرين | ق ر نGRN | l-ḳarīnu | arkadaş(mışsın) | the companion! |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
حتى اذا جاءنا قال يليت بينى وبينك بعد المشرقين فبئس القرين
Arapça (Harekeli)
حَتَّى إِذَا جَاءَنَا قَالَ يَا لَيْتَ بَيْنِي وَبَيْنَكَ بُعْدَ الْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ الْقَرِينُ
Transliterasyon
Hattâ izâ câenâ kâle yâ leyte beynî ve beyneke bu’del meşrikayni fe bi’sel karîn|u|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">H</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>an<span class="u">a</span>q<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> layta baynee wabaynaka buAAda almashriqaynifabi/sa alqareen<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonunda bizim tapımıza geldi mi keşke der, seninle benim aramda doğuyla batı kadar bir uzaklık olsaydı, gerçekten de ne kötü arkadaşmış.
Ali Bulaç
Sonunda Bize geldiği zaman, der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın-dost(muşsun sen)."
Bayraktar Bayraklı
Sonunda bize geldiklerinde, arkadaşına şöyle der: “Keşke benimle senin aranda iki doğu/dünya kadar uzaklık olsaydı. Sen ne kötü bir arkadaşmışsın!”
Diyanet İşleri
O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der.*
Edip Yüksel
Nihayet bize geldiğinde, "Keşke benimle senin aranda iki doğu arası kadar uzaklık olsaydı; sen ne kötü bir arkadaşmışsın sen!" der.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet kıyamet günü bize gelince, arkadaşına: "Keşke seninle benim aramda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı. Sen ne kötü arkadaşmışsın!" der.
Erhan Aktaş
Nihayet o* Bize geldiği zaman: “Keşke seninle aramız iki doğu* uzaklığı kadar uzak olsaydı.” der. Öyleyse bu ne kötü bir arkadaşlıktır.
Hakkı Yılmaz
Sonunda Bize gelince: “Keşke seninle benim aramda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı” der. –Öyleyse bu ne kötü bir akrandır/ yandaştır!–
Muhammed Esed
Ama sonunda (bu şekilde günaha batmış olan) kişi, (Hesap Günü) önümüze geldiği zaman, (öteki kişiliğine,) "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı kadar bir mesafe olsaydı!" diyecektir; şu öteki kişilik ne kadar da kötüymüş!
Mustafa İslamoğlu
En sonunda çıkıp huzurumuza geldiği zaman, (şeytani kişiliğine) der ki: "N'olaydı, keşke benimle senin aranda doğuyla batı kadar bir mesafe olaydı. Meğer (uydusu olduğum) yoldaş, ne kadar da berbatmış.
Suat Yıldırım
Ta ki huzurumuza gelinceye kadar böyle devam eder. Huzurumuza çıktığında arkadaşına: “Keşke seninle aramız doğu ile batı arası kadar uzak olsaydı! Meğer sen ne kötü arkadaşmışsın! ” der.
Süleyman Ateş
Nihayet (Zikr'imize karşı körlük edip yoldan çıkan o adam) bize geldiği zaman (kötü arkadaşına) der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) arası kadar uzaklık olsaydı (seni hiç görmeseydim); meğer ne kötü arkadaş(mışsın sen)!"
Şaban Piriş
Nihayet, bize geldiği zaman:-Keşke benimle senin aranda doğu ve batı kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü bir dostmuşsun!
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda bize geldiğinde, şeytan yoldaşına şöyle der: "Keşke aramızda iki doğu arası kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü yoldaşmışsın sen!"
Edip-Layth-Martha
Until he comes to Us, he will say, "Oh, I wish that between you and me were the distance of the two easts. What a miserable companion!"
Muhammad Asad
But in the end,* when he [who has thus sinned] appears before us [on Judgment Day], he will say [to his other self], Would that between me and thee there had been the distance of east and west!"* for, evil indeed [has proved] that other self!
Rashad Khalifa
When he comes before us he will say, "Oh I wish you were as far from me as the two easts. What a miserable companion!",
The Monotheist Group
Until he comes to Us, he will say, "Oh, I wish that between you and me was the distance of the two easts. What a miserable associate!"