Zuhruf Sûresi40. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أفأنت | — | efeente | sen mi? | Then can you |
| 2 | تسمع | س م عSMA | tusmiǔ | işittireceksin | cause to hear |
| 3 | الصم | ص م مṦMM | S-Summe | sağıra | the deaf |
| 4 | أو | — | ev | yahut | or |
| 5 | تهدي | ه د يHD̃Y | tehdī | yola ileteceksin | guide |
| 6 | العمي | ع م يAMY | l-ǔmye | körü | the blind |
| 7 | ومن | — | ve men | ve kimseyi | and (one) who |
| 8 | كان | ك و نKVN | kāne | olan | is |
| 9 | في | — | fī | in | |
| 10 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | sapıklıkta | an error |
| 11 | مبين | ب ي نBYN | mubīnin | apaçık | clear? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
افانت تسمع الصم او تهدى العمى ومن كان فى ضلل مبين
Arapça (Harekeli)
أَفَأَنتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ أَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَن كَانَ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Transliterasyon
E fe ente tusmius summe ev tehdîl umye ve men kâne fî dalâlin mubîn(mubînin).
Transliteration (Eng.)
Afaanta tusmiAAu a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>umma awtahdee alAAumya waman k<span class="u">a</span>na fee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>linmubeen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sen mi sağıra duyuracaksın, yahut köre ve apaçık bir sapıklık içinde bulunana yol göstereceksin?
Ali Bulaç
Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin?
Bayraktar Bayraklı
Manen sağır olanlara sen mi işittireceksin; yahut manevi körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?
Diyanet İşleri
(Resulüm!) Sağırlara sen mi işittireceksin; yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?
Edip Yüksel
Sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık bir sapıklıkta olanı yola getireceksin?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! O halde sağırlara sen mi işittireceksin? Yahut körlere ve apaçık bir sapıklık içinde bulunanlara sen mi doğru yolu göstereceksin?
Erhan Aktaş
O halde sağıra sen mi işittireceksin? Veya köre ve apaçık sapkınlıkta olana doğru yolu gösterebilir misin?
Hakkı Yılmaz
O hâlde sağırlara sen mi işittireceksin? Yahut körlere ve apaçık bir sapıklık içinde bulunanlara sen mi kılavuzluk edeceksin?
Muhammed Esed
SEN (ey Muhammed,) sağıra işittirebilir misin, yahut köre doğru yolu gösterebilir misin, ya da sapkınlığa gömülmüş olana?
Mustafa İslamoğlu
Şimdi sen (ey Nebi), sağıra işittirebilir, ya da köre(lmiş bir kalbe) doğru yolu gösterebilir misin; yani, açıkca derin bir sapıklığa gömülüp orada karar kılan birine?
Suat Yıldırım
Sen sağırlara söz işittirebilir, körleri doğru yolda yürütebilir, besbelli sapıklıkta olanları hidâyete erdirebilir misin?
Süleyman Ateş
(Ey Muhammed), sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı yola ileteceksin?
Şaban Piriş
-Şimdi, sağıra sen mi işittireceksin? veya kör olan ve apaçık sapıklıkta bulunan kimseye sen mi yol mu göstereceksin?
Yaşar Nuri Öztürk
Sen şimdi sağırlara söz mü duyuracaksın; yoksa körlere, apaçık sapıklığa dalmışlara kılavuzluk mu edeceksin?!
Edip-Layth-Martha
Can you make the deaf hear, or can you guide the blind and those who are far astray?
Muhammad Asad
CANST THOU, perchance, [O Muhammad,] make the deaf hear, or show the right way to the blind or to such as are obviously lost in error?*
Rashad Khalifa
Can you make the deaf hear; can you make the blind see, or those who are far astray?,
The Monotheist Group
Can you make the deaf hear, or can you guide the blind and those who are far astray?