Zuhruf Sûresi54. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فاستخف | خ ف فḢFF | festeḣaffe | küçümsedi | So he bluffed |
| 2 | قومه | ق و مGVM | ḳavmehu | kavmini | his people, |
| 3 | فأطاعوه | ط و عŦVA | fe eTāǔhu | onlar da ona boyun eğdiler | and they obeyed him. |
| 4 | إنهم | — | innehum | çünkü onlar | Indeed, they |
| 5 | كانوا | ك و نKVN | kānū | idiler | were |
| 6 | قوما | ق و مGVM | ḳavmen | bir kavim | a people |
| 7 | فاسقين | ف س قFSG | fāsiḳīne | yoldan çıkmış | defiantly disobedient. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاستخف قومه فاطاعوه انهم كانوا قوما فسقين
Arapça (Harekeli)
فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَأَطَاعُوهُ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ
Transliterasyon
Festehaffe kavmehu fe atâûh|u|, innehum kânû kavmen fâsikîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span>stakhaffa qawmahu faa<span class="u">ta</span>AAoohuinnahum k<span class="u">a</span>noo qawman f<span class="u">a</span>siqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken kavminin aklını çeldi de ona itâat ettiler, şüphe yok ki onlar, yoldan çıkmış bir topluluktu.
Ali Bulaç
Böylelikle kendi kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Gerçekten onlar, fasık olan bir kavimdi.
Bayraktar Bayraklı
Firavun kavmini aldattı; onlar da kendisine boyun eğdiler. Onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.
Diyanet İşleri
Firavun kavmini aldattı; onlar da kendisine boyun eğdiler. Onlar yoldan çıkmış bir kavimdir.
Edip Yüksel
Böylece halkını yanılttı ve onlar da ona uydular. Onlar bayağı insanlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Firavun kavmini küçümsedi. Onlar da O'na itaat ettiler. Çünkü onlar fâsık bir kavimdi.
Erhan Aktaş
Firavun halkını etkisi altına aldı. Bunun üzerine halkı ona itaat etti. Onlar fasık* bir toplum oldular.
Hakkı Yılmaz
Firavun kendi toplumunu etkisizleştirdi; niteliksizleştirdi de onlar da ona itaat ettiler. Şüphesiz onlar, hak yoldan çıkmış kimseler toplumu idiler.
Muhammed Esed
Firavun, böylece halkını ahmaklaştırdı ve onlar da sonunda boyun eğdiler: çünkü onlar, aldatılmış, ayartılmış bir halktı!
Mustafa İslamoğlu
İşte böylece Firavun kavmini tahrik etti; onlar da bu tahrike kapıldılar: Zaten onlar öteden beri yoldan çıkmış bir kavimdiler.
Suat Yıldırım
O halkını küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler. Doğrusu onlar yoldan iyice çıkmış bir toplum idi. *
Süleyman Ateş
Kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.
Şaban Piriş
Firavun, halkın küçümsemiş, onlar da ona boyun eğmişlerdi. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir toplum idi.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte toplumunu böyle küçimsedi, onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan sapmış bir toplum idiler.
Edip-Layth-Martha
He thus convinced his people, and they obeyed him; they were a wicked people.
Muhammad Asad
Thus he incited his people to levity, and they obeyed him: for, behold, they were people depraved!
Rashad Khalifa
He thus fooled his people, and they obeyed him; they were wicked people.,
The Monotheist Group
He thus convinced his people, and they obeyed him; they were a wicked people.