Zuhruf Sûresi56. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فجعلناهم | ج ع لCAL | fe ceǎlnāhum | onları yaptık | And We made them |
| 2 | سلفا | س ل فSLF | selefen | geçmiş ataları | a precedent |
| 3 | ومثلا | م ث لMS̃L | ve meṧelen | ve örneği | and an example |
| 4 | للآخرين | ا خ رEḢR | lil'āḣirīne | sonradan gelenlerin | for the later (generations). |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فجعلنهم سلفا ومثلا للءاخرين
Arapça (Harekeli)
فَجَعَلْنَاهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِّلْآخِرِينَ
Transliterasyon
Fe cealnâhum selefen ve meselen lil âhırîn|e|.
Transliteration (Eng.)
FajaAAaln<span class="u">a</span>hum salafan wamathalan lil-<span class="u">a</span>khireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de kâfirlerin önde gidenleri kıldık onları ve sonradan gelenlere ibret ettik.
Ali Bulaç
Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.
Bayraktar Bayraklı
Onları geçmişten bir hâtıra ve sonrakiler için bir ders örneği kıldık.
Diyanet İşleri
Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve bir ibret örneği kıldık.
Edip Yüksel
Onları, sonradan gelecekler için bir ibret ve örnek yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onları sonradan gelecekler için ibret ve örnek kıldık.
Erhan Aktaş
Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.
Hakkı Yılmaz
(55,56)Sonunda onlar Bizi gazaplandırdıkları zaman onları cezalandırarak adaleti sağladık. Sonra da onları topluca suda boğduk. Sonra da onları sonradan gelecekler için selef ve örnek yaptık.
Muhammed Esed
onları geçmişten kalan bir hatıra ve sonrakiler için bir ibret örneği kıldık.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet onları sonraki nesiller için, geçmişin (acı) hatırası ve ibret vesikası kıldık.
Suat Yıldırım
Onları sonraki nesillere, geçmiş bir ibret ve misal yaptık.
Süleyman Ateş
Onları sonradan gelen(inkarcı)ların geçmiş ataları ve örneği yaptık(bunlar da onların izinden gittiler).
Şaban Piriş
Böylece onları sonradan geleceklere selef ve örnek kıldık.
Yaşar Nuri Öztürk
Onları, sonra gelecekler için eski bir örnek yaptık.
Edip-Layth-Martha
We thus made them a thing of the past (salaf), and an example for the others.*
Muhammad Asad
and so We made them a thing of the past, and an example to those who would come after them.
Rashad Khalifa
We rendered them a precedent and an example for the others.,
The Monotheist Group
We thus made them a thing of the past, and an example for the others.