Zuhruf Sûresi61. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإنه | — | ve innehu | ve şüphesiz O | And indeed, it |
| 2 | لعلم | ع ل مALM | leǐlmun | ilmidir | surely (is) a knowledge |
| 3 | للساعة | س و عSVA | lissāǎti | kıyametin | of the Hour. |
| 4 | فلا | — | felā | hiç | So (do) not |
| 5 | تمترن | م ر يMRY | temterunne | şüphe etmeyin | (be) doubtful |
| 6 | بها | — | bihā | ondan | about it, |
| 7 | واتبعون | ت ب عTBA | vettebiǔni | ve bana uyun | and follow Me. |
| 8 | هذا | — | hāƶā | budur | This |
| 9 | صراط | ص ر طṦRŦ | SirāTun | yol | (is the) Path |
| 10 | مستقيم | ق و مGVM | musteḳīmun | doğru | Straight. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وانه لعلم للساعة فلا تمترن بها واتبعون هذا صرط مستقيم
Arapça (Harekeli)
وَإِنَّهُ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِ هَذَا صِرَاطٌ مُّسْتَقِيمٌ
Transliterasyon
Ve innehu le ilmun lis sâati, fe lâ temterunne bihâ vettebiûni, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).
Transliteration (Eng.)
Wa-innahu laAAilmun li<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>AAatifal<span class="u">a</span> tamtarunna bih<span class="u">a</span> wa<span class="b">i</span>ttabiAAooni h<span class="u">atha</span><span class="u">s</span>ir<span class="u">at</span>un mustaqeem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onun gökten inmesi, kıyâmetin yaklaştığını bildirir, sakın kıyâmet hakkında şüpheye düşmeyin ve uyun bana; budur doğru yol.
Ali Bulaç
Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz Kur'ân, kıyametin kopacağını bildirir. Kıyamet hakkında hiç şüphe duymayınız. Bana tâbi olunuz. Dosdoğru yol budur.
Diyanet İşleri
Şüphesiz ki o (İsa), kıyametin (ne zaman kopacağının) bilgisidir. Ondan hiç şüphe etmeyin ve bana uyun; çünkü bu, dosdoğru yoldur.*
Edip Yüksel
O (İsa), o an hakkında bir bilgi kaynağı ve işarettir. Öyleyse onun (zamanı) hakkında kuşku beslemeyin ve beni izleyin. Doğru yol budur.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerçekten o, (İsâ'nın yere inişi) kıyâmetin yaklaştığını gösteren bir bilgidir. Sakın kıyâmet hakkında şüpheye düşmeyip, bana uyun, bu doğru yoldur.
Erhan Aktaş
Kuşkusuz o,* kesinlikle o Sâ’at* için bir bilgidir. Sakın ondan kuşku duymayın! Bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.
Hakkı Yılmaz
(61,62)Ve şüphesiz sana vahyedilen [Kur’ân], o kıyâmetin kopuşu için kesinlikle bir bilgidir: “Sakın kıyâmetin kopuşu hakkında şüpheye düşmeyin ve bana uyun. Bu, doğru yoldur. Ve sakın şeytan sizi alıkoymasın. Şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.”*(Sonraki 43:45)
Muhammed Esed
BAKIN, bu (ilahî kelâm) Son Saati(n geleceğini) bildiren bir araçtır; o halde (Son Saat) hakkında hiçbir şüpheye kapılmayın ve Bana uyun: dosdoğru yol (yalnız) budur.
Mustafa İslamoğlu
İyi bilin ki o (Kur'an) Son Saat'in (geleceğine) ilişkin tarifsiz bir bilgi kaynağıdır; şu halde bu konuda asla şüpheye düşmeyin ve Bana uyun: İşte bu dosdoğru yoldur!
Suat Yıldırım
Gerçekten o, kıyamet için bir beyandır. Artık siz, o saatin geleceğinden hiç şüphe etmeyin de Bana tâbi olun. Doğru yol budur.
Süleyman Ateş
O, kıyametin kopacağını gösterir bir ilimdir. O sa'atin geleceğinden hiç şüphe etmeyin, bana uyun, doğru yol budur.*
Şaban Piriş
Şüphesiz o, kıyamet için bir ilimdir. O halde, kıyametten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Hiç kuşkusuz o, kıyamet saati için bir bilgidir. O halde sakın o saat hakkında şüpheye düşmeyin; bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Edip-Layth-Martha
He was a sign for knowing the moment. You should have no doubt about it. Follow Me; this is a straight path.*
Muhammad Asad
AND, BEHOLD, this [divine writ] is indeed a means to know [that] the Last Hour [is bound to come];* hence, have no doubt whatever about it, but follow Me: this [alone] is a straight way.
Rashad Khalifa
He is to serve as a marker for knowing the end of the world, so you can no longer harbor any doubt about it. You shall follow Me; this is the right path.*,
The Monotheist Group
And he was a lesson for the Hour. So have no doubt about it. And follow Me; this is a straight path.