Zuhruf Sûresi65. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فاختلف | خ ل فḢLF | feḣtelefe | birbirleriyle ihtilafa düştüler | But differed |
| 2 | الأحزاب | ح ز بḪZB | l-eHzābu | guruplar | the factions |
| 3 | من | — | min | from | |
| 4 | بينهم | ب ي نBYN | beynihim | aralarından çıkan | among them, |
| 5 | فويل | — | feveylun | vay haline | so woe |
| 6 | للذين | — | lilleƶīne | to those who | |
| 7 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmedenlerin | wronged |
| 8 | من | — | min | -ndan | from |
| 9 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābi | azabı- | (the) punishment |
| 10 | يوم | ي و مYVM | yevmin | bir günün | (of the) Day |
| 11 | أليم | ا ل مELM | elīmin | acıklı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاختلف الاحزاب من بينهم فويل للذين ظلموا من عذاب يوم اليم
Arapça (Harekeli)
فَاخْتَلَفَ الْأَحْزَابُ مِن بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ أَلِيمٍ
Transliterasyon
Fahtelefel ahzâbu min beynihim, fe veylun lillezîne zalemû min azâbi yevmin elîm(elîmin).
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span>khtalafa al-a<span class="u">h</span>z<span class="u">a</span>bumin baynihim fawaylun lilla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoomin AAa<span class="u">tha</span>bi yawmin aleem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Aralarından bölükler, ayrılığa düştü; yazıklar olsun zulmedenlere elemli günün azâbından.
Ali Bulaç
Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü. Artık, acı bir günün azabından vay o zulmetmiş olanlara.
Bayraktar Bayraklı
Bunun ardından gruplar, yine ayrılığa düştüler. Azabı acıklı günden dolayı vay o zâlimlerin hallerine!
Diyanet İşleri
Ama aralarından çıkan guruplar, bir ihtilafa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!*
Edip Yüksel
Partiler ve mezhepler aralarında tartıştılar. Acı azaptan dolayı vay zalimlerin haline.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat aralarından çıkan gruplar, İsâ hakkında ihtilâfa düştüler. Acı bir günün azâbından dolayı vay zulmedenlerin hâline!
Erhan Aktaş
Sonra gruplar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı veren günün azabından dolayı haksızlık yapanların vay haline!
Hakkı Yılmaz
Fakat gruplar, Îsâ hakkında kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı bir günün azabından dolayı, şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanların vay hâline!
Muhammed Esed
Fakat (İsa'dan sonra gelenler) arasından çıkan gruplar farklı görüşleri savunmaya başladılar: vay haline o zulmedenlerin ve yazık o acı Gün'de (başlarına gelecek) azap için!
Mustafa İslamoğlu
Fakat onlar arasından çıkan hizipler birbirleriyle anlaşmazlığa düştüler: Artık, acı bir günün azabından dolayı yazıklar olsun zulme gömülüp giden o kimselere!
Suat Yıldırım
Ondan sonra kendisine mensup birtakım fırkalar aralarında ayrılığa düştüler. Gayet acı bir günün azabından zalimlerin vay haline!
Süleyman Ateş
Aralarından çıkan partiler, birbirleriyle ihtilafa düşmüşlerdir. Acı bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!
Şaban Piriş
Buna rağmen gruplar, aralarında anlaşmazlığa düştüler. O acı günün azabına uğrayacak zalimlerin vay haline..
Yaşar Nuri Öztürk
Böyle iken, aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Korkunç bir günün azabından vay haline o zulmedenlerin!
Edip-Layth-Martha
The groups disputed among themselves. Woe to those who have been wicked from the retribution of a painful day.
Muhammad Asad
But factions from among those [who came after Jesus] began to hold divergent views:* woe, then, unto those who are bent on evildoing - [woe] for the suffering [that will befall them] on a grie­vous Day!
Rashad Khalifa
The opponents disputed among themselves. Woe to those who transgress from the retribution of a painful day.,
The Monotheist Group
The Confederates disputed among themselves. So, woe to those who have been wicked from the retribution of a painful Day.