Zuhruf Sûresi83. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فذرهم | و ذ رVZ̃R | feƶerhum | bırak onları | So leave them |
| 2 | يخوضوا | خ و ضḢVŽ | yeḣūDū | dalsınlar | (to) converse vainly |
| 3 | ويلعبوا | ل ع بLAB | ve yel'ǎbū | ve oynasınlar | and play |
| 4 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 5 | يلاقوا | ل ق يLGY | yulāḳū | kavuşuncaya | they meet |
| 6 | يومهم | ي و مYVM | yevmehumu | günlerine | their Day |
| 7 | الذي | — | lleƶī | which | |
| 8 | يوعدون | و ع دVAD̃ | yūǎdūne | kendilerine vadedilen | they are promised |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فذرهم يخوضوا ويلعبوا حتى يلقوا يومهم الذى يوعدون
Arapça (Harekeli)
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتَّى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذِي يُوعَدُونَ
Transliterasyon
Fe zerhum yahûdû ve yel’abû hattâ yulâkû yevme humullezî yû’adûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="u">th</span>arhum yakhoo<span class="u">d</span>oowayalAAaboo <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> yul<span class="u">a</span>qoo yawmahumu alla<span class="u">th</span>eeyooAAadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bırak onları, vaadedilen güne ulaşıncaya dek didinip oynasınlar.
Ali Bulaç
Artık onları bırak; onlara vadedilen günlerine kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar.
Bayraktar Bayraklı
Uyarıldıkları güne kavuşuncaya kadar bırak onları; eğlenceye dalsınlar, oynasınlar!
Diyanet İşleri
Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar batıla dalsınlar, oynaya dursunlar.
Edip Yüksel
Bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynasınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi sen bırak onları, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya kadar batıla dalsınlar oynasınlar.
Erhan Aktaş
Artık onları kendi hallerine bırak! Uyarıldıkları güne kavuşuncaya değin boş şeylerle oyalanıp dursunlar.
Hakkı Yılmaz
Sen hemen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar boşa uğraşsınlar ve oynayadursunlar.
Muhammed Esed
Onları bırak da vaad edilen (Hesap) Günü ile karşılaşıncaya kadar beyhude konuşmalarla oyalansınlar ve (kelimelerle) oynayıp dursunlar:
Mustafa İslamoğlu
Artık onları bırak, geleceği vaad olunan günlerine kavuşuncaya kadar lafazanlıkla oyalansınlar ve (kelimelerle) oynamayı sürdürsünler.
Suat Yıldırım
Kendilerine bildirilen o hesap gününe kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak, batıllarına dalsınlar, varsın oyalansınlar.
Süleyman Ateş
Bırak onları, kendilerine söylenen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynasınlar.
Şaban Piriş
Bırak onları, kendilerine vaat edilen güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bırak onları, kendilerine vaat edilen günlerine kavuşuncaya değin dalıp gitsinler, oynayıp oyalansınlar!
Edip-Layth-Martha
So leave them to speak nonsense and play until they meet their day, which they have been promised.
Muhammad Asad
But leave them to indulge in idle talk and play [with words]* until they face that [Judgment] Day of theirs which they have been promised:
Rashad Khalifa
Let them blunder and play until they meet their day that is awaiting them.,
The Monotheist Group
So leave them to speak nonsense and play until they meet their Day which they have been promised.