Duhan Sûresi13. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (7 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1أنىا ن يENYennāne kadar uzakHow can
2لهمlehumuonlar için(there be) for them
3الذكرىذ ك رZ̃KRƶ-ƶikrāöğüt almakthe reminder,
4وقدveḳadoysa elbettewhen verily,
5جاءهمج ي اCYEcā'ehumkendilerine gelmiştihad come to them
6رسولر س لRSLrasūlunbir elçia Messenger
7مبينب ي نBYNmubīnunapaçıkclear.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

انى لهم الذكرى وقد جاءهم رسول مبين

Arapça (Harekeli)

أَنَّى لَهُمُ الذِّكْرَى وَقَدْ جَاءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ

Transliterasyon

Ennâ lehumuz zikrâ ve kad câehum resûlun mubîn(mubînun).

Transliteration (Eng.)

Ann<span class="u">a</span> lahumu a<span class="b">l</span><span class="u">thth</span>ikr<span class="u">a</span>waqad j<span class="u">a</span>ahum rasoolun mubeen<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Siz neredesiniz, öğüt alma nerede ve andolsun ki onlara, her şeyi açıklayan bir Peygamber geldi de.

Ali Bulaç

Onlar için öğüt alıp-düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir elçi gelmişti.

Bayraktar Bayraklı

Bu öğüt, kıyamet anında onlara ne fayda sağlar ki? Çünkü daha önce hakikati ortaya apaçık olarak koyan bir peygamber gelmişti.

Diyanet İşleri

Nerede onlarda öğüt almak? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir elçi gelmişti.

Edip Yüksel

Mesaja aldırış etmediler. Halbuki kendilerine apaçık bir elçi gelmişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar için bunu düşünüp öğüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir de peygamber gelmişti.

Erhan Aktaş

Nerede öğüt almak! Oysaki onlara açıklayan bir rasul gelmişti.

Hakkı Yılmaz

(13,14)Nerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine açıklayıcı bir elçi gelmişti. Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Öğretilmiş bir deli/ gizli güçlerce desteklenen biri!” dediler.

Muhammed Esed

(Ama) bu hatırlama (Son Saat'te) onlara ne fayda sağlar ki? Çünkü onlara daha önce hakikati apaçık ortaya koyan bir elçi gelmişti,

Mustafa İslamoğlu

Şimdi bu hatırlama, onlara nasıl bir yarar sağlar ki? Zira kendilerine hakikati apaçık ortaya koyan bir elçi gelmişti de,

Suat Yıldırım

13, 14. Onlar nerede, iman nerede! Onlar ibret alan, hisse kapan insanlar değil. Böyle olmadıkları için, gerçekleri apaçık anlatan Peygamber geldiği halde ona sırtlarını döndüler de: “Bu, başkaları tarafından bir şeyler belletilmiş delinin teki! ” dediler.*

Süleyman Ateş

Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar (öğüt alma zamanı geçti)? Oysa kendilerine apaçık bir elçi gelmişti.

Şaban Piriş

-onlar nereden öğüt alacaklar? Kendilerine apaçık bir elçi gelmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Nerede onlarda öğüt almak? Andolsun, delillerle açıklayan bir resul gelmişti onlara.

Edip-Layth-Martha

How is it that now they remember, while a clarifying messenger had come to them?

Muhammad Asad

[But] how shall this remembrance avail them [at the Last Hour], seeing that an apostle had pre&shy;viously come unto them, clearly expounding the truth,

Rashad Khalifa

Now that it is too late, they remember! An enlightening messenger had come to them.*,

The Monotheist Group

How is it that now they remember, while a clarifying messenger had come to them?