Duhan Sûresi28. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كذلك | — | keƶālike | işte böyle oldu | Thus. |
| 2 | وأورثناها | و ر ثVRS̃ | ve evraṧnāhā | ve biz onları miras verdik | And We made it (an) inherit(ance) |
| 3 | قوما | ق و مGVM | ḳavmen | bir topluma | (for) a people |
| 4 | آخرين | ا خ رEḢR | āḣarīne | başka | another. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كذلك واورثنها قوما ءاخرين
Arapça (Harekeli)
كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا آخَرِينَ
Transliterasyon
Kezâlik|e|, ve evresnâhâ kavmen âharîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ka<span class="u">tha</span>lika waawrathn<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>qawman <span class="u">a</span>khareen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Böyle işte ve onları mîras verdik bir başka topluluğa.
Ali Bulaç
İşte böyle; Biz bunları başka bir kavme miras olarak verdik.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz de bıraktıklarına başka bir toplumu mirasçı kıldık.
Diyanet İşleri
İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.
Edip Yüksel
Böylece hepsini başka bir topluluğa miras bıraktık.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte böylece biz onları başka bir kavme miras bıraktık.
Erhan Aktaş
Böylece, sonraki halkı onlara mirasçı kıldık.
Hakkı Yılmaz
İşte böyle! Biz onları başka başka toplumlara miras bıraktık.
Muhammed Esed
İşte böyle oldu. Ve (sonra) başka bir toplumu (onların geride bıraktıklarına) varis kıldık;
Mustafa İslamoğlu
işte böylece (geride kalmış) oldu. Sonuçta Biz, onların bıraktıklarına başka toplulukları mirasçı kıldık.
Suat Yıldırım
28, 29. İşte böyle oldu! Sonra bütün bunları, başka bir topluma miras bıraktık. Merhamete lâyık olma haklarını kaybettiklerinden, perişan hallerine gök de ağlamadı, yer de ağlamadı. Artık onlara yeni bir mühlet de verilmedi. [26, 59; 7, 137]*
Süleyman Ateş
İşte böyle oldu ve biz onları başka bir topluma miras verdik.
Şaban Piriş
İşte böyle... Onu bir başka topluma miras bıraktık.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyle! Onlara başka bir toplumu mirasçı kıldık.
Edip-Layth-Martha
Thus it was; and We caused another people to inherit it.
Muhammad Asad
Thus it was. And [then] We made another people heirs [to what they had left],
Rashad Khalifa
All these we caused to be inherited by other people.,
The Monotheist Group
Thus it was; and We caused another people to inherit it.