Duhan Sûresi29. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فما | — | fe mā | And not | |
| 2 | بكت | ب ك يBKY | beket | ağlamadı | wept |
| 3 | عليهم | — | ǎleyhimu | onlara | for them |
| 4 | السماء | س م وSMV | s-semāu | gök | the heaven |
| 5 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDu | ve yer | and the earth |
| 6 | وما | — | ve mā | ve | and not |
| 7 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olmadılar | they were |
| 8 | منظرين | ن ظ رNƵR | munZerīne | fırsat verilenlerden | given respite. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فما بكت عليهم السماء والارض وما كانوا منظرين
Arapça (Harekeli)
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ وَالْأَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنظَرِينَ
Transliterasyon
Fe mâ beket aleyhimus semâu vel ardu ve mâ kânû munzarîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fam<span class="u">a</span> bakat AAalayhimu a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>owa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>u wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo mun<span class="i"><span class="u">th</span></span>areen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken ne gök ağladı onlara, ne yer ve mühlet de verilmedi onlara.
Ali Bulaç
Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar (ın azabı) ertelenmedi.
Bayraktar Bayraklı
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Diyanet İşleri
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Edip Yüksel
Ne gök ve ne de yer onlara ağladı; ertelenmediler de.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gök ve yer onların üzerine ağlamadı. Onlara mühlet de verilmedi.
Erhan Aktaş
Onlara ne gök ağladı ne de yer. Ve onlara fırsat da verilmedi.
Hakkı Yılmaz
İşte, gök ve yeryüzü onların üzerine ağlamadı. Onlar, süre tanınanlar da olmadı.
Muhammed Esed
onlara ne gök ne de yer ağladı ve ne de bir mühlet verildi.
Mustafa İslamoğlu
Ne gök ağladı onlara, ne de yer; ve ne de cezaları ertelendi.
Suat Yıldırım
28, 29. İşte böyle oldu! Sonra bütün bunları, başka bir topluma miras bıraktık. Merhamete lâyık olma haklarını kaybettiklerinden, perişan hallerine gök de ağlamadı, yer de ağlamadı. Artık onlara yeni bir mühlet de verilmedi. [26, 59; 7, 137]*
Süleyman Ateş
Onlara gök ve yer ağlamadı. Ve kendilerine fırsat da verilmedi.*
Şaban Piriş
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Hiç bekletilmediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne gök ağladı onlar için ne yer. Yüzlerine bakılmadı bile!
Edip-Layth-Martha
Neither the heaven, nor the earth wept over them, and they were not reprieved.
Muhammad Asad
and neither sky nor earth shed tears over them, nor were they allowed a respite.*
Rashad Khalifa
Neither the heaven, nor the earth wept over them, and they were not respited.,
The Monotheist Group
Neither the heaven, nor the earth wept over them, and they were not respited.