Duhan Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وآتيناهم | ا ت يETY | ve āteynāhum | ve onlara verdik | And We gave them |
| 2 | من | — | mine | -den | of |
| 3 | الآيات | ا ي يEYY | l-āyāti | ayetler- | the Signs |
| 4 | ما | — | mā | bulunan | that |
| 5 | فيه | — | fīhi | içinde | in it |
| 6 | بلاء | ب ل وBLV | belā'un | bir sınav | (was) a trial |
| 7 | مبين | ب ي نBYN | mubīnun | açık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وءاتينهم من الءايت ما فيه بلوا مبين
Arapça (Harekeli)
وَآتَيْنَاهُم مِّنَ الْآيَاتِ مَا فِيهِ بَلَاءٌ مُّبِينٌ
Transliterasyon
Ve âteynâhum minel âyâti mâ fîhi belâun mubîn(mubînun).
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hum mina al-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tim<span class="u">a</span> feehi bal<span class="u">a</span>on mubeen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlara, apaçık nîmetleri muhtevi deliller verdik.
Ali Bulaç
Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.
Bayraktar Bayraklı
Onlara, her birinde açıkça bir sınav olan âyetler verdik.
Diyanet İşleri
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan işaretler verdik.*
Edip Yüksel
Ve onlara, açık bir sınav olarak mucizeler verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onlara içinde apaçık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
Erhan Aktaş
Onlara, içinde apaçık bela* olan ayetlerden verdik.
Hakkı Yılmaz
Biz onlara içinde apaçık bir belâ bulunan alâmetlerden/ göstergelerden de vermiştik.
Muhammed Esed
ve onlara açıkça bir sınavı haber veren (rahmetimizin) işaretler(ini) verdik.
Mustafa İslamoğlu
ve onlara sınav olduğu ayan açık belli olan mucizevi işaretler ver(miş)tik.
Suat Yıldırım
Onlara, açık ve zahir nimetleri ortaya koyan nice mûcizevî haller verdik.
Süleyman Ateş
Onlara, içinde açık bir sınav bulunan ayetler verdik.*
Şaban Piriş
Onlara, içlerinde apaçık imtihanlar olan ayetler verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan ayetler vermiştik.
Edip-Layth-Martha
We granted them signs, which constituted a great test.
Muhammad Asad
and gave them such signs [of Our grace] as would clearly presage a test.*
Rashad Khalifa
We showed them so many proofs, which constituted a great test.,
The Monotheist Group
And We granted them signs, which constituted a great test.