Casiye Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يسمع | س م عSMA | yesmeǔ | o işitir | Who hears |
| 2 | آيات | ا ي يEYY | āyāti | ayetlerinin | (the) Verses |
| 3 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 4 | تتلى | ت ل وTLV | tutlā | okunduğunu | recited |
| 5 | عليه | — | ǎleyhi | kendisine | to him, |
| 6 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 7 | يصر | ص ر رṦRR | yuSirru | direnir | persists |
| 8 | مستكبرا | ك ب رKBR | mustekbiran | büyüklük taslar | arrogantly |
| 9 | كأن | — | keen | sanki | as if |
| 10 | لم | — | lem | not | |
| 11 | يسمعها | س م عSMA | yesmeǎ'hā | hiç onları işitmemiş | he heard them. |
| 12 | فبشره | ب ش رBŞR | febeşşirhu | onu müjdele | So give him tidings |
| 13 | بعذاب | ع ذ بAZ̃B | biǎƶābin | bir azab ile | (of) a punishment |
| 14 | أليم | ا ل مELM | elīmin | acı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يسمع ءايت الله تتلى عليه ثم يصر مستكبرا كان لم يسمعها فبشره بعذاب اليم
Arapça (Harekeli)
يَسْمَعُ آيَاتِ اللَّهِ تُتْلَى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Transliterasyon
Yesmeu âyâtillâhi tutlâ aleyhi summe yusırru mustekbiren ke en lem yesma’hâ, fe beşşirhu bi azâbin elîm(elîmin).
Transliteration (Eng.)
YasmaAAu <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>ti All<span class="u">a</span>hitutl<span class="u">a</span> AAalayhi thumma yu<span class="u">s</span>irru mustakbiran kaan lamyasmaAAh<span class="u">a</span> fabashshirhu biAAa<span class="u">tha</span>bin aleem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona okununca Allah'ın âyetlerini dinler de sonra gene hiç duymamış gibi ululanıp ısrâr eder; artık müjdele onu elemli bir azapla.
Ali Bulaç
Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azapla müjdele.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, kendilerine okunan Allah'ın âyetlerini dinler, sonra sanki hiç duymamış gibi, gururlanarak, inanmamakta ısrar ederler. Böylelerini acıklı bir azapla müjdele!
Diyanet İşleri
O, Allah'ın kendisine okunan ayetlerini işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Edip Yüksel
Kendisine okunan ALLAH'ın ayetlerini işittikten sonra, sanki onları hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direniyor. Onu acı bir cezayla müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
O kimse Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!
Erhan Aktaş
Böyle kimseler, kendilerine okunan Allah’ın ayetlerini duyduktan sonra, büyüklük taslayarak sanki hiç duymamış gibi davranır. Artık onu can yakıcı bir azapla haberdar et.
Hakkı Yılmaz
O, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir, sonra da sanki kibrinden onu hiç işitmemiş gibi yine bildiğini okur. Artık sen ona, can yakıcı bir azabı müjdele!
Muhammed Esed
o ki, kendisine iletilen Allah'ın mesajlarını duyar ama sanki onları duymamış gibi küstahça umursamazlığında devam eder! Bu sebeple ona acıklı bir azabı haber ver!
Mustafa İslamoğlu
(Bu tip) Allah'ın kendisine okunan ayetlerini işitir de, sonra onu hiç işitmemiş gibi küstahça bir direnişi sürdürür: artık böylesini acıklı bir azap ile müjdele!
Suat Yıldırım
7, 8. Yalana, sahtekârlığa, günaha dadanan her kimsenin vay haline! Böylesi, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra kibrine yediremeyip büyüklük taslayarak, sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârında direnir. Ona gayet acı bir azabı müjdele!
Süleyman Ateş
O, Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları işitmemiş gibi (küfründe) direnir. Onu, acı bir azab ile müjdele.
Şaban Piriş
Kendisine okunan Allahın ayetlerini duyar da, sonra büyüklenerek sanki onları hiç duymamış gibi ısrar eder. Acı azabı ona müjdele!..
Yaşar Nuri Öztürk
Ki Allah'ın ayetlerinin kendisine okunuşunu dinler, sonra böbürlenmiş olarak inadına devam eder. Sanki hiç duymamıştır onları. Artık acıklı bir azapla muştula böylesini.
Edip-Layth-Martha
He hears God's signs being recited to him, then he persists arrogantly, as if he never heard them. Give him news of a painful retribution.
Muhammad Asad
who hears God's messages when they are conveyed to him, and yet, as though he had not heard them, persists in his haughty disdain! Hence, announce unto him grievous suffering
Rashad Khalifa
The one who hears GOD's revelations recited to him, then insists arrogantly on his way, as if he never heard them. Promise him a painful retribution.,
The Monotheist Group
He hears the revelations of God being recited to him, then he persists arrogantly, as if he never heard them. Give him news of a painful retribution.