Muhammed Sûresi16. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ومنهم | — | ve minhum | ve onlardan | And among them |
| 2 | من | — | men | kimisi | (are some) who |
| 3 | يستمع | س م عSMA | yestemiǔ | seni dinler | listen |
| 4 | إليك | — | ileyke | gelip | to you, |
| 5 | حتى | — | Hattā | nihayet | until |
| 6 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 7 | خرجوا | خ ر جḢRC | ḣaracū | çıktıkları | they depart |
| 8 | من | — | min | -dan | from |
| 9 | عندك | ع ن دAND̃ | ǐndike | senin yanın- | you, |
| 10 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they say |
| 11 | للذين | — | lilleƶīne | olanlara | to those who |
| 12 | أوتوا | ا ت يETY | ūtū | verilmiş | were given |
| 13 | العلم | ع ل مALM | l-ǐlme | bilgi | the knowledge, |
| 14 | ماذا | — | māƶā | ne? | """What" |
| 15 | قال | ق و لGVL | ḳāle | söyledi | (has) he said |
| 16 | آنفا | ا ن فENF | ānifen | az önce | "just now?""" |
| 17 | أولئك | — | ulāike | onlar | Those - |
| 18 | الذين | — | elleƶīne | kimselerdir | (are) the ones |
| 19 | طبع | ط ب عŦBA | Tabeǎ | mühürlediği | Allah has set a seal |
| 20 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah has set a seal |
| 21 | على | — | ǎlā | üzerini | upon |
| 22 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbihim | kalbleri | their hearts |
| 23 | واتبعوا | ت ب عTBA | vettebeǔ | ve ardına düşmüş | and they follow |
| 24 | أهواءهم | ه و يHVY | ehvā'ehum | keyiflerinin | their desires. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ومنهم من يستمع اليك حتى اذا خرجوا من عندك قالوا للذين اوتوا العلم ماذا قال ءانفا اولئك الذين طبع الله على قلوبهم واتبعوا اهواءهم
Arapça (Harekeli)
وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّى إِذَا خَرَجُوا مِنْ عِندِكَ قَالُوا لِلَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ آنِفًا أُولَئِكَ الَّذِينَ طَبَعَ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُوا أَهْوَاءَهُمْ
Transliterasyon
Ve minhum men yestemiu ileyke, hattâ izâ harecû min indike kâlû lillezîne ûtûl ilme mâzâ kâle ânifâ(ânifen), ulâikellezîne tabaallâhu alâ kulûbihim vettebeû ehvâehum.
Transliteration (Eng.)
Waminhum man yastamiAAu ilayka <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>i<span class="u">tha</span> kharajoo min AAindika q<span class="u">a</span>loo lilla<span class="u">th</span>eenaootoo alAAilma m<span class="u">atha</span> q<span class="u">a</span>la <span class="u">a</span>nifan ol<span class="u">a</span>-ikaalla<span class="u">th</span>eena <span class="u">t</span>abaAAa All<span class="u">a</span>hu AAal<span class="u">a</span>quloobihim wa<span class="b">i</span>ttabaAAoo ahw<span class="u">a</span>ahum
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlardan seni dinleyenler de var, sonunda yanından çıkınca kendilerine bilgi verilenlere, demin ne söylüyordu o derler; öyle kişilerdir onlar ki Allah, gönüllerini mühürlemiştir onların; onlar, kendi hevalarına, dileklerine uymaktadır.
Ali Bulaç
Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp-gittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır.
Bayraktar Bayraklı
Onlar arasında seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne demişti?” diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.
Diyanet İşleri
Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.*
Edip Yüksel
Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Bu, demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: "O demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte onlar Allah'ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.
Erhan Aktaş
Münafıklardan kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere:* “O, biraz önce ne dedi?* ” dediler. İşte onlar, Allah’ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına* tabi olan kimselerdir.
Hakkı Yılmaz
Onlardan sana kulak verenler de vardır. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine bilgi verilen kimselere: “O, demin ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini damgaladığı ve kendi boş-iğreti arzularına uyan kimselerdir.
Muhammed Esed
Şimdi bu çaresiz günahkar)lar arasında seni (ey Muhammed) dinliy(or görün)enler var, ama yanından ayrıldıktan sonra (senin mesajını) anlamış olanlara (küçümseyici bir edayla) "O şimdi ne anlattı bakalım?" diye sorarlar. Böyleleri, kalpleri Allah tarafından mühürlenmiş olanlardır, çünkü onlar (her zaman) sadece kendi tutku ve ihtiraslarına uymuşlardır.
Mustafa İslamoğlu
Onların arasından sana kulak verir (gibi) yapanlar var: nihayet senin yanından çıktıklarında, mesajı kavramış olanlara "Sahi, o demin ne dedi(!)" diye sorarlar. İşte, Allah'ın kalplerini mühürlediği ve keyiflerine göre davranan kimseler onlardır.
Suat Yıldırım
Onlardan seni dinlemeye gelen de vardır. Ama ne zaman ki senin yanından çıkarlar, o vakit sana kulak verip meseleleri öğrenenlere: “Sahi, az önce o, neler söylüyordu? ” diye sorarlar. İşte Allah onların kalplerini mühürlemiş ve onlar da hevalarına uymuşlardır. *
Süleyman Ateş
Onlardan kimi de gelip seni dinler. Fakat senin yanından çıktıkları zaman kendilerine bilgi verilmiş olanlara: "Demin ne söyledi?" derler. Onlar Allah'ın kalblerini mühürlediği, keyiflerinin ardına düşmüş kimselerdir.
Şaban Piriş
İçlerinde seni dinleyenler vardır. Senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere sorarlar:-Demin ne söylemişti? Onlar, heveslerine uyduğu için Allah, onların kalblerini mühürlemiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
İçlerinden bir kısmı seni dinler, sonra senin yanından çıktıklarında, kendilerine ilim verilmiş olanlara şöyle sorarlar: "Az önce ne söyledi?" İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının ardına düşmüşlerdir.
Edip-Layth-Martha
Some of them listen to you, until when they go out from you, they say to those who have been given the knowledge: "What did he say?" Those are the ones whom God has sealed upon their hearts, and they followed their desires.
Muhammad Asad
Now among those [hapless sinners] are such as [pretend to] listen to thee, [O Muhammad,]* and then, as soon as they leave thy presence, speak [with scorn] unto those who have understood [thy mes­sage]:* What is it that he has said just now?" It is such as these whose hearts God has sealed because they [always] followed but their own lusts*
Rashad Khalifa
Some of them listen to you, then as soon as they leave they ask those who were enlightened, "What did he just say?" GOD thus seals their hearts and, consequently, they follow only their opinions.,
The Monotheist Group
And some of them listen to you, until when they go out from you, they say to those who have been given the knowledge: "What did he say?" Those are the ones whom God has sealed their hearts, and they followed their desires.