Zariyat Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إذ | — | iƶ | bir zaman | When |
| 2 | دخلوا | د خ لD̃ḢL | deḣalū | girmişlerdi | they entered |
| 3 | عليه | — | ǎleyhi | onun yanına | upon him |
| 4 | فقالوا | ق و لGVL | fe ḳālū | ve demişlerdi | and said, |
| 5 | سلاما | س ل مSLM | selāmen | selam | """Peace.""" |
| 6 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 7 | سلام | س ل مSLM | selāmun | selam | """Peace," |
| 8 | قوم | ق و مGVM | ḳavmun | bir topluluk(sunuz) | a people |
| 9 | منكرون | ن ك رNKR | munkerūne | tanınmamış | "unknown.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اذ دخلوا عليه فقالوا سلما قال سلم قوم منكرون
Arapça (Harekeli)
إِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًا قَالَ سَلَامٌ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ
Transliterasyon
İz dehalû aleyhi fe kâlû selâmâ(selâmen), kâle selâm(selâmun), kavmun munkerûn|e|.
Transliteration (Eng.)
I<span class="u">th</span> dakhaloo AAalayhi faq<span class="u">a</span>loosal<span class="u">a</span>man q<span class="u">a</span>la sal<span class="u">a</span>mun qawmun munkaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani, tapısına girmişlerdi de esenlik sana demişlerdi; o da esenlik size demişti, ey yabancılar.
Ali Bulaç
Hani, yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Selam" demişti. "(Haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir topluluk."
Bayraktar Bayraklı
Onlar, İbrâhim'in yanına girip selâm vermişlerdi. İbrâhim de selâmı almış, içinden “Bunlar yabancılar” demişti.
Diyanet İşleri
Onlar İbrahim'in yanına girmişler, selam vermişlerdi. İbrahim de selamı almış, içinden, "Bunlar, yabancılar" demişti.
Edip Yüksel
Onun huzuruna girmişlerdi ve "Selam (barış)" demişlerdi. O da, "Selam size, yabancılar!" demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani onlar İbrahim'in huzuruna girmişlerdi de "Selam sana!" demişlerdi. İbrahim: "Size de selam" demiş, ve içinden: "Bunlar tanınmamış bir topluluk!" diye geçirmişti.
Erhan Aktaş
Onun yanına geldiklerinde, “Selam.” dediler. “Selam, tanınmayan topluluk.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Hani onlar, İbrâhîm'in üzerine girmişlerdi de “Selâm!” demişlerdi. İbrâhîm: “Selâm, alışılmadık, kimliği belli olmayan topluluk!” dedi.
Muhammed Esed
O (semavî elçi)ler İbrahim'e gelip ona selâm verdiklerinde, "(Size de) selâm olsun!" demişti; (ve kendi kendine,) "Bunlar, yabancı kimseler!" (diye düşünmüştü.)
Mustafa İslamoğlu
Hani, (elçiler) İbrahim'in huzuruna girmişler ve "(Sana) selam olsun!" demişlerdi de, o da, "(Size de) selam olsun!" demiş ve (içinden) "Bunlar tanımadık kimseler" diye geçirmişti.
Suat Yıldırım
Onlar yanına varınca: “Selâm! ” dediler. O da: “Size de Selâm! ” diye cevap verdi, ama içinden: “Bunlar tanımadığım kimseler, hayırdır inşaallah! ” dedi. [15, 51; 4, 86; 11, 69]
Süleyman Ateş
Bir zaman onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. "Selam, dedi, (siz) tanınmamış bir topluluk(sunuz)."
Şaban Piriş
Hani Onun yanına girmişler: “Selam” demişlerdi. O da: -Selam ey yabancılar!” demişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Hani, İbrahim'in yanına girmişlerdi de "selam" demişlerdi. İbrahim: "Selam! Tanınmayan bir topluluk bu." demişti.
Edip-Layth-Martha
When they entered upon him, they said, "Peace." He said, "Peace to a people unknown!"
Muhammad Asad
When those [heavenly messengers] came unto him and bade him peace, he answered, [And upon you be] peace!" - [saying to himself,] They are strangers."*
Rashad Khalifa
They visited him, saying, "Peace." He said, "Peace to you, strangers!",
The Monotheist Group
When they entered upon him, they said: "Peace." He said: "Peace to a people unknown!"