Zariyat Sûresi26. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فراغ | ر و غRVĞ | ferāğa | gizlice gitti | Then he went |
| 2 | إلى | — | ilā | yanına | to |
| 3 | أهله | ا ه لEHL | ehlihi | ailesinin | his household |
| 4 | فجاء | ج ي اCYE | fe cā'e | ve getirdi | and came |
| 5 | بعجل | ع ج لACL | biǐclin | bir buzağı | with a calf |
| 6 | سمين | س م نSMN | semīnin | semiz | fat, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فراغ الى اهله فجاء بعجل سمين
Arapça (Harekeli)
فَرَاغَ إِلَى أَهْلِهِ فَجَاءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ
Transliterasyon
Fe râga ilâ ehlihî fe câe bi iclin semînin.
Transliteration (Eng.)
Far<span class="u">a</span>gha il<span class="u">a</span> ahlihi faj<span class="u">a</span>abiAAijlin sameen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken bir bahâneyle ailesinin yanına gitmişti de bir semiz dana getirmişti.
Ali Bulaç
Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.
Bayraktar Bayraklı
Hemen hanımının yanına giderek, semiz bir dana kebabını getirmişti.
Diyanet İşleri
Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabını) getirmiş,
Edip Yüksel
Ailesine yöneldi ve sonra semiz bir buzağı ile geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır
İbrahim, sonra ailesine giderek semiz bir buzağı (eti) getirdi.
Erhan Aktaş
Habersizce ailesine gidip, hemen kızarmış buzağı eti getirdi.
Hakkı Yılmaz
İbrâhîm, sonra ehline gitti de altın* ile geldi.
Muhammed Esed
Sonra sessizce evine dönerek semiz bir (kızartılmış) buzağı getirmiş,
Mustafa İslamoğlu
Sonra, usulca ailesine yönelerek (kızartılmış) semiz bir buzağı getirmiş,
Suat Yıldırım
26, 27. Onlara yemek getirmek için gizlice ailesinin yanına geçti ve semiz bir dana kebabı getirdi. Önlerine koyup “buyurmaz mısınız? ” diye ikram etti. [11, 69] {KM, Tekvin 18. bölüm}
Süleyman Ateş
(Konuklarına yemek hazırlamak için) gizlice ailesinin yanına gitti, semiz bir buzağı getirdi.
Şaban Piriş
Ailesinin yanına gidip, besili bir dana getirmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Hemen ailesinin yanına gitti; semiz bir dana getirdi.
Edip-Layth-Martha
Then he went to his family and brought a fat roasted calf.
Muhammad Asad
Then he turned quietly to his household, and brought forth a fat [roasted] calf,
Rashad Khalifa
He asked his family to prepare a fat calf.,
The Monotheist Group
Then he went to his family and brought a fat calf.