Zariyat Sûresi28. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأوجس | و ج سVCS | feevcese | içine düşürdü | Then he felt |
| 2 | منهم | — | minhum | onlardan | from them |
| 3 | خيفة | خ و فḢVF | ḣīfeten | bir korku | a fear. |
| 4 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | They said, |
| 5 | لا | — | lā | """(Do) not" | |
| 6 | تخف | خ و فḢVF | teḣaf | korkma | "fear,""" |
| 7 | وبشروه | ب ش رBŞR | ve beşşerūhu | ve ona müjdelediler | and they gave him glad tidings |
| 8 | بغلام | غ ل مĞLM | biğulāmin | bir oğlan çocuğu | of a son |
| 9 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmin | bilgin | learned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاوجس منهم خيفة قالوا لا تخف وبشروه بغلم عليم
Arapça (Harekeli)
فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً قَالُوا لَا تَخَفْ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ
Transliterasyon
Fe evcese minhum hîfeh(hîfeten), kâlû lâ tehaf, ve beşşerûhu bi gulâmin alîm(alîmin).
Transliteration (Eng.)
Faawjasa minhum kheefatan q<span class="u">a</span>loo l<span class="u">a</span>takhaf wabashsharoohu bighul<span class="u">a</span>min AAaleem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onlardan, içine bir korkudur düşmüştü de korkma demişlerdi, ve ona, bilgi sâhibi bir oğlu olacağını müjdelemişlerdi.
Ali Bulaç
(Onlar yemeyince) Bunun üzerine içine bir tür korku düştü. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir erkek çocuk müjdesini verdiler.
Bayraktar Bayraklı
Hallerinden dolayı içinden bir korku duydu. “Korkma!” dediler ve ona bilgin bir çocuk müjdesi verdiler.
Diyanet İşleri
Derken onlardan korkmaya başladı. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğlan çocuğu müjdelediler.*
Edip Yüksel
Onlardan bir korku duydu. Bunun üzerine onlar, "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğul müjdelediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yemediklerini görünce onlardan içine bir korku düştü. Onlar İbrahim'e: "Korkma!" dediler ve onu çok bilgili bir oğul ile müjdelediler.
Erhan Aktaş
Durumlarından dolayı içine bir korku düştü. “Korkma.” dediler ve ona bilgin bir çocuk müjdelediler.
Hakkı Yılmaz
Sonra onlardan çekindi. Onlar: “Korkma!” dediler ve o'nu çok bilgili bir oğul ile müjdelediler.
Muhammed Esed
(İbrahim, misafirlerin yemediklerini görünce,) onlardan endişeye kapıldı; (ama) onlar: "Korkma!" dediler ve derin bilgi ile donatılan bir erkek çocuk (sahibi olacağı) müjdesini verdiler.
Mustafa İslamoğlu
Derken, onlardan yana içini bir korku ve endişe kapladı. "Endişeye mahal yok!" dediler ve ona sıra dışı bir bilgi ile donatılmış bir oğlan çocuğu müjdelediler.
Suat Yıldırım
O sırada onlardan yana içine bir korku düştü. “Korkma! ” dediler ve ona büyüdüğünde âlim olacak bir çocuklarının dünyaya geleceğini müjdelediler. [11, 70-73; 15, 53]
Süleyman Ateş
(Yemediklerini görünce) Onlardan içine bir korku düşürdü. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğlan çocuğu müjdelediler.
Şaban Piriş
Onlardan dolayı içine bir korku düştü.-Korkma, dediler. Ona bilgin bir erkek çocuğu müjdelediler.
Yaşar Nuri Öztürk
O arada, içine bunlardan bir kuşku düştü. "Korkma!" dediler. Ve ona bilgin bir oğlan müjdelediler.
Edip-Layth-Martha
He then became fearful of them. They said, "Do not fear," and they gave him good news of a knowledgeable son.
Muhammad Asad
[And when he saw that the guests would not eat,] he became apprehensive of them;* [but] they said, Fear not" - and gave him the glad tiding of [the birth of] a son who would be endowed with deep knowledge.*
Rashad Khalifa
He harbored fear of them. They said, "Have no fear," and they gave good news of a knowledgeable son.,
The Monotheist Group
He then became fearful of them. They said: "Do not fear," and they gave him good news of a knowledgeable son.