Zariyat Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فعتوا | ع ت وATV | feǎtev | başkaldırdılar | But they rebelled |
| 2 | عن | — | ǎn | karşı | against |
| 3 | أمر | ا م رEMR | emri | buyruğuna | (the) Command |
| 4 | ربهم | ر ب بRBB | rabbihim | Rablerinin | (of) their Lord, |
| 5 | فأخذتهم | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶethumu | bu yüzden onları yakaladı | so seized them |
| 6 | الصاعقة | ص ع قṦAG | S-Sāǐḳatu | yıldırım | the thunderbolt |
| 7 | وهم | — | vehum | ve onlar | while they |
| 8 | ينظرون | ن ظ رNƵR | yenZurūne | bakıp dururlardı | were looking. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فعتوا عن امر ربهم فاخذتهم الصعقة وهم ينظرون
Arapça (Harekeli)
فَعَتَوْا عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ
Transliterasyon
Fe atev an emri rabbihim fe ehazethumus sâikatu ve hum yanzurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
FaAAataw AAan amri rabbihim faakha<span class="u">th</span>at-humua<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>AAiqatu wahum yan<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken Rablerinin emrine karşı azgınlıkta bulunmuşlardı da onları bir yıldırımdır, gelip helâk edivermişti ve onlar da bakıp duruyorlardı.
Ali Bulaç
Ancak Rablerinin emrine baş kaldırdılar; böylece bakıp-dururlarken, onları yıldırım çarpıp-yakaladı.
Bayraktar Bayraklı
Buna rağmen Rablerinin emirlerine karşı geldiler de bakıp dururlarken onları yıldırım çarptı.
Diyanet İşleri
Rablerinin emrine karşı geldiler. Bu yüzden, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpıverdi.
Edip Yüksel
Rab'lerinin emrine karşı geldiler. Bunun üzerine bakınırlarken onları bir yıldırım çarptı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlarsa Rablerinin emrine karşı büyüklük tasladılar. Bunun üzerine kendilerini, bakıp dururlarken yıldırım yakalayıp, çarptı.
Erhan Aktaş
Fakat Rabb’lerinin emrinden çıktılar. Bunun üzerine bakıp dururlarken yıldırım onları yakalayıverdi.
Hakkı Yılmaz
(43,44)Semûd'da da alâmetler/ göstergeler vardır. Bir zaman onlara: “Belirli bir süreye kadar yararlanın!” denmişti. Sonra onlar Rablerinin emrinden çıktılar da kendilerini, bakıp dururlarken yıldırım yakalayıverdi.
Muhammed Esed
(çünkü) Rablerinin buyruğuna baş kaldırmışlardı; bunun üzerine, (ümitsizce) bakınıp dururlarken bir ceza şimşeği onları yakalamıştı:
Mustafa İslamoğlu
Nitekim onlar Rablerinin emrine karşı gelmişlerdi: Ve onlar bön bön bakarken, bir (bela) yıldırımı kendilerini enseleyiverdi;
Suat Yıldırım
Onlar Rab'lerinin emrinden uzaklaşıp azıtınca kendileri baka baka, o müthiş yıldırım onları çarpıverdi.
Süleyman Ateş
Rablerinin buyruğuna başkaldırdılar, bu yüzden onlar bakıp dururlarken, onları yıldırım yakaladı.
Şaban Piriş
Rablerinin emrinden çıkmışlar, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
Daha sonra onlar, Rablerinin emrine kafa tuttular da gözleri baka baka yıldırım kendilerini yakaladı.
Edip-Layth-Martha
But they rebelled against the command of their Lord. So the lightning struck them while they were looking.
Muhammad Asad
after they had turned with disdain from their Sustainer's commandment - whereupon the thunderbolt of punishment overtook them while they were [helplessly] looking on:
Rashad Khalifa
They rebelled against the command of their Lord. Consequently, the lightning struck them as they looked.,
The Monotheist Group
But they rebelled against the command of their Lord. So the lightning struck them while they were looking.