Zariyat Sûresi59. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإن | — | feinne | muhakkak | So indeed, |
| 2 | للذين | — | lilleƶīne | vardır | for those who |
| 3 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmedenlerin | do wrong, |
| 4 | ذنوبا | ذ ن بZ̃NB | ƶenūben | bir (azab) payı | (is) a portion |
| 5 | مثل | م ث لMS̃L | miṧle | gibi | like |
| 6 | ذنوب | ذ ن بZ̃NB | ƶenūbi | payı | (the) portion |
| 7 | أصحابهم | ص ح بṦḪB | eSHābihim | arkadaşlarının | (of) their companions, |
| 8 | فلا | — | felā | o halde | so let them not ask Me to hasten. |
| 9 | يستعجلون | ع ج لACL | yesteǎ'cilūni | acele etmesinler | so let them not ask Me to hasten. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فان للذين ظلموا ذنوبا مثل ذنوب اصحبهم فلا يستعجلون
Arapça (Harekeli)
فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ
Transliterasyon
Fe inne lillezîne zalemû zenûben misle zenûbi ashâbihim fe lâ yesta’cilûni.
Transliteration (Eng.)
Fa-inna lilla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo<span class="u">th</span>anooban mithla <span class="u">th</span>anoobi a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bihimfal<span class="u">a</span> yastaAAjiloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendilerine zulmedenlere, arkadaşlarının payı gibi bir azap payı var, artık acele etmesinler.
Ali Bulaç
Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır. Şu halde acele etmesinler.
Bayraktar Bayraklı
Bu haksızlığı yapanların, benzerleri gibi elbette azaptan payları vardır. Artık onun acele gelmesini istemesinler.
Diyanet İşleri
Muhakkak ki bu zulmedenlerin de, geçmişlerinin payı gibi (azaptan) bir payları vardır! O halde acele etmesinler!*
Edip Yüksel
Elbette, bu zulmedenlerin de (geçmiş) yoldaşlarının payına benzer bir payları vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphsiz ki, zulmedenlerin geçmiş arkadaşlarının payı gibi, dolgun bir azab payı vardır. Ama şimdi onu acele istemesinler.
Erhan Aktaş
Zulmedenlerin azaptan payı, arkadaşlarının payı gibidir. Artık acele etmesinler.
Hakkı Yılmaz
Artık şüphesiz, şirk koşarak yanlış, kendi zararlarına iş yapan kimseler için arkadaşlarının payı gibi bir pay vardır. Artık acele etmesinler.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, zulüm işleyenler, (geçmişteki) arkadaşları gibi (kötülükten) paylarını alacaklardır: öyleyse (akibetlerini) çabuklaştırmayı benden istemesinler!
Mustafa İslamoğlu
Bakın, elbette kendilerine kıyanların payına düşen, (seleflerinin) payına düşenin aynısı olacaktır: şu halde, (bu payı) acele istemelerine gerek yoktur.
Suat Yıldırım
Muhakkak ki şimdiki zalimlerin de, daha önceki meslekdaşlarının payı gibi, bir azap payı vardır. Acele etmelerine hiç gerek yok, nasılsa ona kavuşacaklar!
Süleyman Ateş
Muhakkak ki, bu zulmedenlerin de (geçmiş) arkadaşlarının payı gibi bir azab payı vardır, (ötekilerin başına gelen azab gibi bir azab bunların da başına gelecektir), acele etmesinler.
Şaban Piriş
Zalimlik edenlerin de (kendilerinden önceki) arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır. Acele etmesinler.
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki, zulmedenlerin, tıpkı arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır. O halde acele etmesinler.
Edip-Layth-Martha
The transgressors will have the same fate as their previous friends; so let them not be hasty.
Muhammad Asad
And, verily, they who are bent on doing evil shall have their share [of evil] like unto the share of their fellows [of old]:* so let them not ask Me to hasten [their doom]!
Rashad Khalifa
The transgressors have incurred the same fate as their previous counterparts; they should not challenge.,
The Monotheist Group
The transgressors will have the same fate as their previous friends; so let them not be hasty.