Necm Sûresi10. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأوحى | و ح يVḪY | feevHā | sonra vahyetti | So he revealed |
| 2 | إلى | — | ilā | to | |
| 3 | عبده | ع ب دABD̃ | ǎbdihi | kuluna | His slave |
| 4 | ما | — | mā | what | |
| 5 | أوحى | و ح يVḪY | evHā | vahyettiğini | he revealed. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاوحى الى عبده ما اوحى
Arapça (Harekeli)
فَأَوْحَى إِلَى عَبْدِهِ مَا أَوْحَى
Transliterasyon
Fe evhâ ilâ abdihî mâ evhâ.
Transliteration (Eng.)
Faaw<span class="u">ha</span> il<span class="u">a</span> AAabdihi m<span class="u">a</span>aw<span class="u">ha</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken kuluna vahyetti, ne vahyettiyse.
Ali Bulaç
Böylece O'nun kuluna vahyettiğini vahyetti.
Bayraktar Bayraklı
(5-10) Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi.
Edip Yüksel
Ve sonra kuluna ne bildirilecekse onu vahyetti.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.
Erhan Aktaş
Kuluna vahyedeceği şeyi vahyetti.
Hakkı Yılmaz
Hemen de kuluna, (Sonraki 53:14)
Muhammed Esed
Böylece (Allah), vahyedilmesini uygun gördüğü her şeyi kuluna vahyetmiş oldu.
Mustafa İslamoğlu
İşte (Allah)'ın kuluna vahyettiğini böylece iletmiş oldu.
Suat Yıldırım
O da kuluna vahyetmek istediği her şeyi vahyetti.
Süleyman Ateş
Kuluna, vahyettiğini vahyetti.
Şaban Piriş
O anda (Allahın) kuluna vahyettiğini iletti.
Yaşar Nuri Öztürk
Böylece vahyetti kuluna vahyettiğini.
Edip-Layth-Martha
He then conveyed the inspiration to His servant what was to be revealed.
Muhammad Asad
And thus did [God] reveal unto His servant whatever He deemed right to reveal.*
Rashad Khalifa
He then revealed to His servant what was to be revealed.,
The Monotheist Group
He then inspired to His servant what He inspired.