Necm Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ما | — | mā | Not | |
| 2 | كذب | ك ذ بKZ̃B | keƶebe | yanılmadı | lied |
| 3 | الفؤاد | ف ا دFED̃ | l-fu'ādu | gönül | the heart |
| 4 | ما | — | mā | what | |
| 5 | رأى | ر ا يREY | raā | gördüğünde | it saw. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ما كذب الفواد ما راى
Arapça (Harekeli)
مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَأَى
Transliterasyon
Mâ kezebel fuâdu mâ reâ.
Transliteration (Eng.)
M<span class="u">a</span> ka<span class="u">th</span>aba alfu-<span class="u">a</span>du m<span class="u">a</span>ra<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.
Ali Bulaç
Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.
Bayraktar Bayraklı
(11-18) Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Diyanet İşleri
(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Edip Yüksel
Gördüğünü gönlü yalanlamadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.
Erhan Aktaş
Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.
Hakkı Yılmaz
Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.
Muhammed Esed
(Kulunun) kalbi gördüğünü yalanlamadı:
Mustafa İslamoğlu
Gördüğünü gönül yalanlamadı:
Suat Yıldırım
Gözlerinin gördüğünü kalbi yalan saymadı.
Süleyman Ateş
Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü).
Şaban Piriş
Gördüğünü gönül yalanlamadı.
Yaşar Nuri Öztürk
Kalp yalanlamadı gördüğünü.
Edip-Layth-Martha
The heart did not invent what it saw.
Muhammad Asad
The [servant's] heart did not give the lie to what he saw:*
Rashad Khalifa
The mind never made up what it saw.,
The Monotheist Group
The heart did not invent what it saw.