Necm Sûresi16. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إذ | — | iƶ | hani | When |
| 2 | يغشى | غ ش وĞŞV | yeğşā | kaplıyordu | covered |
| 3 | السدرة | س د رSD̃R | s-sidrate | Sidre'yi | the Lote Tree |
| 4 | ما | — | mā | what | |
| 5 | يغشى | غ ش وĞŞV | yeğşā | kaplayan | covers, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اذ يغشى السدرة ما يغشى
Arapça (Harekeli)
إِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشَى
Transliterasyon
İz yagşes sidrete mâ yagşâ.
Transliteration (Eng.)
I<span class="u">th</span> yaghsh<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ssidratam<span class="u">a</span> yaghsh<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler.
Ali Bulaç
Sidreyi örten örtmekte iken,
Bayraktar Bayraklı
(11-18) Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Diyanet İşleri
Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Edip Yüksel
Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.
Erhan Aktaş
O zaman kaplayan şey, sidreyi* kaplıyordu.
Hakkı Yılmaz
O zaman kiraz ağacını kaplayan kaplıyordu. (Sonraki 53:11)
Muhammed Esed
meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında.
Mustafa İslamoğlu
kaplayan o şey sidreyi çepeçevre kuşattığında...
Suat Yıldırım
O dem ki Sidre'yi bir feyiz sarıyor, sardıkça sarıyordu. . .
Süleyman Ateş
Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.
Şaban Piriş
Sidreyi bürüyen bürüyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,
Edip-Layth-Martha
The whole place was overwhelmed.
Muhammad Asad
with the lote-tree veiled in a veil of nameless splendour .*
Rashad Khalifa
The whole place was overwhelmed.,
The Monotheist Group
The whole place was overwhelmed.