Necm Sûresi2. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (5 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ماNot
2ضلض ل لŽLLDellesapmadıhas strayed
3صاحبكمص ح بṦḪBSāHibukumarkadaşınızyour companion
4وماve māveand not
5غوىغ و يĞVYğavāazmadıhas he erred,

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ما ضل صاحبكم وما غوى

Arapça (Harekeli)

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَى

Transliterasyon

Mâ dalle sâhıbukum ve mâ gavâ.

Transliteration (Eng.)

M<span class="u">a</span> <span class="u">d</span>alla <span class="u">sah</span>ibukum wam<span class="u">a</span>ghaw<span class="u">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Arkadaşınız, gerçekten ne saptı, ne ayrıldı.

Ali Bulaç

Sahibiniz (arkadaşınız olan peygamber) sapmadı ve azmadı.

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız Muhammed sapmadı, azmadı. O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir.

Diyanet İşleri

Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve batıla inanmadı.

Edip Yüksel

Arkadaşınız (Muhammed) ne sapmıştır, ne de azmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.

Erhan Aktaş

Arkadaşınız sapkın ve azgın değil.

Hakkı Yılmaz

arkadaşınız sapmamıştır, azmamıştır.

Muhammed Esed

Sizin bu arkadaşınız ne sapmış, ne de aldatılmıştır,

Mustafa İslamoğlu

Arkadaşınız ne sapmıştır, ne kanmıştır;

Suat Yıldırım

Arkadaşınız (Muhammed) yanılmadı, sapmadı, aldanmadı.

Süleyman Ateş

Arkadaşınız sapmadı, azmadı.

Şaban Piriş

Arkadaşınız sapıtmadı, azdırılmadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki arkadaşınız ne saptı ne de azdı.

Edip-Layth-Martha

Your friend was not astray, nor was he deceived.*

Muhammad Asad

This fellow-man of yours has not gone astray, nor is he deluded,*

Rashad Khalifa

Your friend (Muhammad) was not astray, nor was he deceived.,

The Monotheist Group

Your friend was not astray, nor was he deceived.