Necm Sûresi5. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | علمه | ع ل مALM | ǎllemehu | onu öğretti | Has taught him |
| 2 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdu | mühtiş olan | the (one) mighty |
| 3 | القوى | ق و يGVY | l-ḳuvā | kuvvetleri | (in) power, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
علمه شديد القوى
Arapça (Harekeli)
عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَى
Transliterasyon
Allemehu şedîdul kuvâ.
Transliteration (Eng.)
AAallamahu shadeedu alquw<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona öğretti kuvvetleri çok çetin.
Ali Bulaç
Ona (bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir.
Bayraktar Bayraklı
(5-10) Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.
Diyanet İşleri
Çünkü onu güçlü kuvvetli biri (Cebrail) öğretti.
Edip Yüksel
Onu, büyük güce sahip olan öğretmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti
Erhan Aktaş
Ona üstün güç sahibi ve kudretli olan öğretti.*
Hakkı Yılmaz
Arkadaşınıza o konuştuklarını müthiş kuvvetleri olan, üstün akıl sahibi, egemenlik kurmuş* olan öğretti.
Muhammed Esed
son derece kudretli birinin ona öğrettiği (bir vahiy):
Mustafa İslamoğlu
Onu, melekeleri son derece güçlü bir (melek) öğretti;
Suat Yıldırım
5, 6, 7. Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. [81, 19-21]Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.
Süleyman Ateş
Onu, mühtiş kuvvetleri olan biri öğretti;
Şaban Piriş
Bunu ona çok güçlü biri öğretti.
Yaşar Nuri Öztürk
Kuvvetleri çok müthiş olan belletip öğretti onu ona.
Edip-Layth-Martha
He has been taught by One mighty in power.
Muhammad Asad
something that a very mighty one* has imparted to him:
Rashad Khalifa
Dictated by the Most Powerful.,
The Monotheist Group
He has been taught by the One mighty in power.