Kamer Sûresi13. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (5 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وحملناهح م لḪMLve HamelnāhuOnu (Nuh'u) taşıdıkAnd We carried him
2علىǎlāüzerindeon
3ذاتƶāti(yapılanın)(ark) made of planks
4ألواحل و حLVḪelvāHintahtalarla(ark) made of planks
5ودسرد س رD̃SRve dusurinve çivilerleand nails,

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وحملنه على ذات الوح ودسر

Arapça (Harekeli)

وَحَمَلْنَاهُ عَلَى ذَاتِ أَلْوَاحٍ وَدُسُرٍ

Transliterasyon

Ve hamelnâhu alâ zâti elvâhın ve dusur(dusurin).

Transliteration (Eng.)

Wa<span class="u">h</span>amaln<span class="u">a</span>hu AAal<span class="u">a</span> <span class="u">tha</span>tialw<span class="u">ah</span>in wadusur<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.

Ali Bulaç

Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;

Bayraktar Bayraklı

Nûh'u da, tahtadan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.

Diyanet İşleri

Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.

Edip Yüksel

Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.

Erhan Aktaş

Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.

Hakkı Yılmaz

(13,14)Nûh'u da, iyilikbilmezlik edilen kişiye bir ödül olmak üzere, korumamız/ gözetimimiz altında akıp giden levhaları; tahtaları ve çivileri/urganları olan filika/ küçük gemi üzerinde taşıdık.

Muhammed Esed

ama o'nu (sadece) tahtalar ve çivilerden yapılmış o (gemi) ile taşıdık,

Mustafa İslamoğlu

Ama onu (malzemesi) ahşap ve çiviler olan bir (gemi ile) taşıdık:

Suat Yıldırım

Biz Nuh'u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. [7, 64] {KM, Tekvin 6, 14}

Süleyman Ateş

Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.

Şaban Piriş

Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemi) de taşıdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.

Edip-Layth-Martha

We carried him on a craft made of slabs and mortar.*

Muhammad Asad

but him We bore on that [vessel] made of [mere] planks and nails,

Rashad Khalifa

We carried him on a watercraft made of logs and ropes.,

The Monotheist Group

We carried him on a craft made of slabs and mortar.