Kamer Sûresi14. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (6 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1تجريج ر يCRYtecrīakıp gidiyorduSailing
2بأعينناع ي نAYNbieǎ'yunināgözlerimizin önündebefore Our eyes,
3جزاءج ز يCZYcezā'enbir mükafat olmak üzerea reward
4لمنlimenkimseyefor (he) who
5كانك و نKVNkāneedilenwas
6كفرك ف رKFRkufiranankörlükdenied.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

تجرى باعيننا جزاء لمن كان كفر

Arapça (Harekeli)

تَجْرِي بِأَعْيُنِنَا جَزَاءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ

Transliterasyon

Tecrî bi a’yuninâ, cezâen li men kâne kufir|e|.

Transliteration (Eng.)

Tajree bi-aAAyunin<span class="u">a</span> jaz<span class="u">a</span>anliman k<span class="u">a</span>na kufir<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gözümüzün önünde akıp giderdi; bir mükâfattı nankörlük görene.

Ali Bulaç

Gözlerimiz önünde akıp-gitmekteydi. (Kendisi ve getirdikleri) İnkar edilmiş-nankörlük edilmiş olan (Nuh)a bir mükafaat olmak üzere.

Bayraktar Bayraklı

İnkâr edilmiş Nûh'a bir ödül olmak üzere, gemi gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.

Diyanet İşleri

İnkâr edilmiş olana (Nuh'a) bir mükâfat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.*

Edip Yüksel

Reddedilmiş olan kişiye bir ödül olarak gözetimimiz altında akıp gidiyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.

Erhan Aktaş

Yalanlanan kimseye bir ödül olarak, gözetimimiz altında yüzüp gidiyordu.

Hakkı Yılmaz

(13,14)Nûh'u da, iyilikbilmezlik edilen kişiye bir ödül olmak üzere, korumamız/ gözetimimiz altında akıp giden levhaları; tahtaları ve çivileri/urganları olan filika/ küçük gemi üzerinde taşıdık.

Muhammed Esed

ve (gemi), gözlerimizin önünde akıp gitti: (bu,) nankörce reddedilmiş olan o (Nûh) için bir ödüldü.

Mustafa İslamoğlu

o (gemi) gözetimimiz altında yol aldı; (bu), nankörlüğe maruz kalan (Nuh'a) verilmiş bir ödüldü.

Suat Yıldırım

O kadri bilinmemiş değerli insana, bir mükâfat olarak gemi, Bizim inayetimiz altında akıp gidiyordu.

Süleyman Ateş

(Kendisine karşı) Nankörlük edilen(kulumuz)a (bizden) bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.

Şaban Piriş

Gözlerimizin önünde akıp gitti. İnkar edilen (Nuha) bir ödül olarak.

Yaşar Nuri Öztürk

Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.

Edip-Layth-Martha

It ran under Our watchful eyes; a reward for one who was rejected.

Muhammad Asad

and it floated under Our eyes:* a recom&shy;pense for him who had been rejected with ingratitude.

Rashad Khalifa

It ran under our watchful eyes; a reward for one who was rejected.,

The Monotheist Group

It ran under Our watchful eyes; a reward for one who was rejected.