Kamer Sûresi3. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (6 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وكذبواك ذ بKZ̃Bve keƶƶebūve yalanladılarAnd they denied
2واتبعوات ب عTBAvettebeǔve uydularand followed
3أهواءهمه و يHVYehvā'ehumheveslerinetheir desires,
4وكلك ل لKLLvekulluve herbut (for) every
5أمرا م رEMRemrinmatter
6مستقرق ر رGRRmusteḳirrunyerini bulacaktır(will be a) settlement.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وكذبوا واتبعوا اهواءهم وكل امر مستقر

Arapça (Harekeli)

وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُوا أَهْوَاءَهُمْ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ

Transliterasyon

Ve kezzebû vettebeû ehvâehum ve kullu emrin mustekırr(mustekırrun).

Transliteration (Eng.)

Waka<span class="u">thth</span>aboo wa<span class="b">i</span>ttabaAAoo ahw<span class="u">a</span>ahumwakullu amrin mustaqirr<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yalanlarlar ve dileklerine uyarlar ve her iş, kararlaştırılmıştır.

Ali Bulaç

Yalanladılar ve kendi heva (istek ve tutku)larına uydular; oysa her iş 'sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır.'

Bayraktar Bayraklı

Onlar yalanladılar ve kendi arzularına uydular. Oysa her işin varacağı bir yeri vardır.

Diyanet İşleri

Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır.

Edip Yüksel

Yalanladılar; fantezilerine ve her statükoya uydular.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.

Erhan Aktaş

Ve yalanladılar. Kendi tutkularına uydular. Oysa her şey kararlaştırılmıştır.

Hakkı Yılmaz

(3-5)Kur’ân'da kendilerine verilen her emir, “kararlaştırılmış, en üstün seviyede yeterli, haksızlık ve kargaşayı engellemek için konulmuş bir kanun, düstur ve ilke” olduğu hâlde onlar yalanladılar ve tutkularına uydular. Şüphesiz onlara vazgeçirecek haberler de gelmişti. Buna rağmen uyarılar yarar sağlamıyor.

Muhammed Esed

çünkü onlar kendi arzu ve heveslerine uyarak bunu yalanlamaya şartlanmışlardır. Ama her şeyin doğruluğu sonunda ortaya çıkacaktır.

Mustafa İslamoğlu

zaten hep yalanlıyorlar ve önyargılarının peşine düşüyorlar. Sonuçta, her hakikatin ortaya çıkmak (gibi bir huyu) var.

Suat Yıldırım

Onlar hakkı yalan saydılar, heva ve heveslerine uydular. Halbuki her iş gibi bu nübüvvetin de kararlaştırılmış bir sonu elbette vardır. *

Süleyman Ateş

Yalanladılar, nefislerinin heveslerine uydular. Halbuki her iş, yerini bulacaktır (Allah'ın kararına kimse engel olamaz).

Şaban Piriş

Yalanlayıp, heveslerine uydular. Oysa her iş kararlaştırılmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysa ki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene bağlanmıştır.

Edip-Layth-Martha

They rejected, and followed their desires, and every old tradition.*

Muhammad Asad

for they are bent on giving it the lie,* being always wont to follow their own desires. Yet everything reveals its truth in the end.*

Rashad Khalifa

They disbelieved, followed their opinions, and adhered to their old traditions.,

The Monotheist Group

And they disbelieved, and followed their desires, and every old tradition.