Kamer Sûresi37. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And certainly |
| 2 | راودوه | ر و دRVD̃ | rāvedūhu | murad almağa kalkıştılar | they demanded from him |
| 3 | عن | — | ǎn | -ndan | they demanded from him |
| 4 | ضيفه | ض ي فŽYF | Deyfihi | onun konukları- | his guests, |
| 5 | فطمسنا | ط م سŦMS | feTamesnā | biz de siliverdik | so We blinded |
| 6 | أعينهم | ع ي نAYN | eǎ'yunehum | gözlerini | their eyes. |
| 7 | فذوقوا | ذ و قZ̃VG | feƶūḳū | haydi tadın | """So taste" |
| 8 | عذابي | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābī | azabımı | My punishment |
| 9 | ونذر | ن ذ رNZ̃R | ve nuƶuri | ve uyarılarımı | "and My warnings.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد رودوه عن ضيفه فطمسنا اعينهم فذوقوا عذابى ونذر
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِ فَطَمَسْنَا أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابِي وَنُذُرِ
Transliterasyon
Ve lekad râvedûhu an dayfihî fe tamesnâ a’yunehum fe zûkû azâbî ve nuzur|i|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad r<span class="u">a</span>wadoohu AAan <span class="u">d</span>ayfihifa<span class="u">t</span>amasn<span class="u">a</span> aAAyunahum fa<span class="u">th</span>ooqoo AAa<span class="u">tha</span>beewanu<span class="u">th</span>ur<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçekten de onun konuklarını istemişlerdi de biz, kör edivermiştik gözlerini, artık tadın azâbımı ve korkutuşlarımın sonucunu.
Ali Bulaç
Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, onlar Lût'tan misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler. Bunun üzerine biz de onların gözlerini kör ettik. “Cezamı ve uyarımı tadın!” dedik.
Diyanet İşleri
Onlar Lut'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).*
Edip Yüksel
Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Erhan Aktaş
Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.* Azabımı ve uyarılarımı tadın.
Hakkı Yılmaz
ve andolsun o'nun konuklarından cinsel yönden yararlanmaya kalkıştılar. Biz de onların gözlerini körleştiriverdik/kabilelerini, soylarını silip süpürüverdik: “
Muhammed Esed
ve hatta o'ndan misafirlerini (kendilerine) teslim etmesini istediler: bunun üzerine onları (gerçeği) görmekten yoksun bıraktık: "Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!" (diye seslendik.)
Mustafa İslamoğlu
Daha beteri arzularını onun misafirlerinden tatmin etmek için onunla çekiştiler; bunun üzerine Biz de gözlerini kör ettik; "Madem uyarımı (göz ardı ettiniz), o halde azabımı tadın!" (dedik).
Suat Yıldırım
Onlar Lût'un misafirlerine karşı niyetlerini bozdular, onlarla yalnız kalmak için gidip gidip geldiler. Biz de gözlerini silme kör ettik. Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi! [11, 77-83; 15, 61-74] {KM, Tekvin 19, 11}*
Süleyman Ateş
Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"
Şaban Piriş
Onlar, Lûtun misafirlerinden murat almak istemişlerdi. Biz de onların gözlerini kör ettik.-Şimdi tadına bakın azabımın ve tehdidimin!
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, Lut'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör etmiştik. Hadi tadın azabımı ve uyarılarımı!
Edip-Layth-Martha
They sought to remove him from his guests; so We diverted their eyes. "Taste My retribution; you have been warned."
Muhammad Asad
and even demanded that he give up his guests [to them]:* whereupon We deprived them of their sight [and thus told them, as it were]:* Taste, then, the suffering which I inflict when My warnings are disregarded!"
Rashad Khalifa
They negotiated with him about his guests; we blinded them. Suffer My retribution; you have been warned.,
The Monotheist Group
And they sought to remove him from his guests; so We diverted their eyes. "Taste My retribution; you have been warned."