Kamer Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | خشعا | خ ش عḢŞA | ḣuşşeǎn | korkarak | (Will be) humbled |
| 2 | أبصارهم | ب ص رBṦR | ebSāruhum | gözleri | their eyes |
| 3 | يخرجون | خ ر جḢRC | yeḣrucūne | çıkarlar | they will come forth |
| 4 | من | — | mine | -den | from |
| 5 | الأجداث | ج د ثCD̃S̃ | l-ecdāṧi | kabirler- | the graves |
| 6 | كأنهم | — | keennehum | tıpkı gibidirler | as if they (were) |
| 7 | جراد | ج ر دCRD̃ | cerādun | çekirgeler | locusts |
| 8 | منتشر | ن ش رNŞR | munteşirun | yayılan | spreading, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
خشعا ابصرهم يخرجون من الاجداث كانهم جراد منتشر
Arapça (Harekeli)
خُشَّعًا أَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ
Transliterasyon
Huşşe’an ebsâruhum yahrucûne minel ecdâsi keennehum cerâdun munteşir(munteşirun).
Transliteration (Eng.)
KhushshaAAan ab<span class="u">sa</span>ruhum yakhrujoonamina al-ajd<span class="u">a</span>thi kaannahum jar<span class="u">a</span>dun muntashir<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.
Ali Bulaç
Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
Bayraktar Bayraklı
Gözleri korkudan perişan bir vaziyette, etrafa saçılmış çekirgeler gibi bulundukları yerden çıkarlar.
Diyanet İşleri
Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde kabirlerden çıkarlar.
Edip Yüksel
Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi…*
Elmalılı Hamdi Yazır
Gözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler.
Erhan Aktaş
Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler.
Hakkı Yılmaz
(6-8)O hâlde onlardan geri dur. O günde Çağırıcı'nın, bilinmedik/ yadırganan bir şeye çağırdığı o günde gözleri düşkün düşkün, o davetçiye hızlıca koşarak kabirlerinden çıkarlar. Sanki onlar darmadağın çekirgeler gibidirler. O, kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler, “Bu, zor bir gündür” derler.
Muhammed Esed
onlar kederli gözlerle, (rüzgarın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi mezarlarından kalkacaklar,
Mustafa İslamoğlu
onlar yılgın ve bitkin gözlerle, savrulmuş çekirge sürüleri gibi mevzilerinden çıkacaklar;
Suat Yıldırım
Gözleri korkudan önlerine eğildikçe eğilmiş, dehşet içinde mezarlarından çıkar, yayılmış çekirgeler gibi her tarafı dalga dalga kaplarlar.
Süleyman Ateş
Gözleri düşkün düşkün (zillet ve dehşet içinde) kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler.
Şaban Piriş
7,8. Gözleri yere yıkık çekirgeler gibi yayılmış o çağırana koşarak kabirlerinden çıkarlar. Kafirler:-Bu, zor bir gün! derler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kaymış olarak gözleri, çıkarlar kabirlerden. Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!
Edip-Layth-Martha
With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered cicadas.*
Muhammad Asad
they will come forth from their graves, with their eyes downcast, [swarming about] like locusts scattered [by the wind],
Rashad Khalifa
With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered locusts.,
The Monotheist Group
With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered locusts.