Vakıa Sûresi49. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | إن | — | inne | şüphesiz | """Indeed," |
| 3 | الأولين | ا و لEVL | l-evvelīne | öncekiler de | the former |
| 4 | والآخرين | ا خ رEḢR | vel'āḣirīne | ve sonrakiler de | and the later people |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل ان الاولين والءاخرين
Arapça (Harekeli)
قُلْ إِنَّ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ
Transliterasyon
Kul innel evvelîne vel âhirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul inna al-awwaleena wa<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Şüphe yok, öncekiler de, sonra gelenler de.
Ali Bulaç
De ki: "Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de."
Bayraktar Bayraklı
(47-50) Şöyle diyorlardı: “Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?” De ki: “Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de, belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.”
Diyanet İşleri
De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,
Edip Yüksel
De ki: "Öncekiler de, sonrakiler de."
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Öncekiler ve sonrakiler"
Erhan Aktaş
De ki: “Öncekiler de sonrakiler de diriltilecekler.”
Hakkı Yılmaz
(49,50)De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler malûm bir günün belli vaktinde/randevu yerine kesinlikle toplanacaklardır.
Muhammed Esed
De ki: "Daha önce yaşamış olanlar da, sonrakiler de
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Şüphesiz hem öncekiler hem de sonrakiler,
Suat Yıldırım
49, 50. De ki: “Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız. ” [11, 103-105]
Süleyman Ateş
De ki: "Öncekiler de sonrakiler de."
Şaban Piriş
De ki: -Öncekiler de sonrakiler de.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Öncekiler de sonrakiler de."
Edip-Layth-Martha
Say, "The people of old and the later generations,"
Muhammad Asad
Say: Verily, those of olden times and those of later times
Rashad Khalifa
Say, "The early generations and the later generations.,
The Monotheist Group
Say: "The people of old and the later generations,"