Mücadele Sûresi16. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | اتخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | İtteḣaƶū | yaptılar | They have taken |
| 2 | أيمانهم | ي م نYMN | eymānehum | yeminlerini | their oaths |
| 3 | جنة | ج ن نCNN | cunneten | kalkan | (as) a cover, |
| 4 | فصدوا | ص د دṦD̃D̃ | feSaddū | ve engel oldular | so they hinder |
| 5 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 6 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) way of Allah, |
| 7 | الله | — | llahi | Allah'ın | (the) way of Allah, |
| 8 | فلهم | — | felehum | onlar için vardır | so for them |
| 9 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | (is) a punishment |
| 10 | مهين | ه و نHVN | muhīnun | küçük düşürücü | humiliating. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اتخذوا ايمنهم جنة فصدوا عن سبيل الله فلهم عذاب مهين
Arapça (Harekeli)
اتَّخَذُوا أَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَن سَبِيلِ اللَّهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ
Transliterasyon
İttehazû eymânehum cunneten fe saddû an sebîlillâhi fe lehum azâbun muhîn(muhînun).
Transliteration (Eng.)
Ittakha<span class="u">th</span>oo aym<span class="u">a</span>nahum junnatanfa<span class="u">s</span>addoo AAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi falahum AAa<span class="u">tha</span>bunmuheen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yeminlerini bir kalkan edinmedeler de halkı Allah yolunda menetmedeler, onlaradır artık aşağılatıcı bir azap.
Ali Bulaç
Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Yeminlerini kendilerine kalkan edinip, Allah yolundan alıkoyuyorlar. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Diyanet İşleri
Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Edip Yüksel
Anlaşmalarını/yeminlerini kalkan edinerek ALLAH'ın yolundan saptırdılar. Onlar alçaltıcı bir azabı haketmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan çevirdiler. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.
Erhan Aktaş
Yeminlerini kullanarak insanları Allah’ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Hakkı Yılmaz
Yeminlerini kalkan edindiler de Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için küçük düşürücü bir azap vardır.
Muhammed Esed
Onlar ahidlerini (yalancılıklarına ve sahtekarlıklarına) örtü yaptılar ve böylece başkalarını Allah yolundan alıkoydular: bu nedenle onları alçaltıcı bir azap beklemektedir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar yeminlerini (inkarlarına) örtü yaptılar; böylece Allah yolundan saptılar ve saptırdılar: Onlar alçaltıcı bir azaba duçar olacaklar.
Suat Yıldırım
Onlar yeminlerini siper edinip Allah'ın yolundan insanları uzaklaştırdılar. Onlara zelil ve perişan eden bir azap vardır.
Süleyman Ateş
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.
Şaban Piriş
Yeminlerini kalkan edindiler, Allah yolundan yüz çevirdiler. Onlara aşağılatıcı bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Küçük düşürücü bir azap var onlar için.
Edip-Layth-Martha
They used their treaties/oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.
Muhammad Asad
they have made their oaths a cover [for their falseness], and thus they turn others away from the path of God:* hence, shameful suffering awaits them.
Rashad Khalifa
They used their oaths as a means of repelling from the path of GOD. Consequently, they have incurred a shameful retribution.,
The Monotheist Group
They used their oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.