Haşr Sûresi21. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لو | — | lev | şayet | If |
| 2 | أنزلنا | ن ز لNZL | enzelnā | biz indirseydik | We (had) sent down |
| 3 | هذا | — | hāƶā | bu | this |
| 4 | القرآن | ق ر اGRE | l-ḳurāne | Kur'an'ı | Quran |
| 5 | على | — | ǎlā | on | |
| 6 | جبل | ج ب لCBL | cebelin | bir dağa | a mountain, |
| 7 | لرأيته | ر ا يREY | leraeytehu | onu görürdün | surely you (would) have seen it |
| 8 | خاشعا | خ ش عḢŞA | ḣāşiǎn | baş eğmiş | humbled, |
| 9 | متصدعا | ص د عṦD̃A | muteSaddiǎn | parçalanmış | breaking asunder |
| 10 | من | — | min | -ndan | from |
| 11 | خشية | خ ش يḢŞY | ḣaşyeti | korkusu- | (the) fear |
| 12 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah. |
| 13 | وتلك | — | ve tilke | ve bu | And these |
| 14 | الأمثال | م ث لMS̃L | l-emṧālu | misalleri | examples, |
| 15 | نضربها | ض ر بŽRB | neDribuhā | anlatıyoruz | We present them |
| 16 | للناس | ن و سNVS | linnāsi | insanlara | to the people |
| 17 | لعلهم | — | leǎllehum | umulur ki | so that they may |
| 18 | يتفكرون | ف ك رFKR | yetefekkerūne | düşünürler | give thought. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لو انزلنا هذا القرءان على جبل لرايته خشعا متصدعا من خشية الله وتلك الامثل نضربها للناس لعلهم يتفكرون
Arapça (Harekeli)
لَوْ أَنزَلْنَا هَذَا الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعًا مُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
Transliterasyon
Lev enzelnâ hâzel kur’âne alâ cebelin le reeytehu hâşian mutesaddian min haşyetillâh|i|, ve tilkel emsâlu nadribuhâ lin nâsi leallehum yetefekkerûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Law anzaln<span class="u">a</span> h<span class="u">atha</span> alqur-<span class="u">a</span>naAAal<span class="u">a</span> jabalin laraaytahu kh<span class="u">a</span>shiAAan muta<span class="u">s</span>addiAAanmin khashyati All<span class="u">a</span>hi watilka al-amth<span class="u">a</span>lu na<span class="u">d</span>ribuh<span class="u">a</span>li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si laAAallahum yatafakkaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu Kur'ân'ı, bir dağın üstüne indirseydik elbette görürdün ki dağ, Allah korkusundan eğilip çatlamış, paramparça olmuş ve işte insanlara bu örnekleri, düşünsünler diye getirmedeyiz.
Ali Bulaç
Şayet Biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte Biz, belki düşünürler diye, insanlara böyle örnekler veririz.
Bayraktar Bayraklı
Bu Kur'ân'ı bir dağa indirmiş olsaydık, Allah korkusundan onu baş eğmiş, çatlamış, yarılmış görürdün. Bu misalleri, düşünmeleri için insanlara anlatıyoruz.
Diyanet İşleri
Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
Edip Yüksel
Bu Kuran'ı bir dağın üzerine indirseydik, ALLAH'a olan saygıdan ötürü onun titreyip paramparça olduğunu görecektin. Belki düşünürler diye biz insana böyle örnekler vermekteyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş, parça, parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.
Erhan Aktaş
Eğer Biz, bu Kur’an’ı dağa indirseydik, onu; huşu* duyarak, Allah’a olan huşudan parça parça olmuş görürdün.* Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.
Hakkı Yılmaz
Eğer Biz, bu Kur’ân'ı bir dağa/çok iri cüsseli bir yükümlü varlığa indirseydik, Allah'a olan saygıyla, sevgiyle ve bilgiyle ürpertiden onu samimiyetle saygı duyar, baş eğer ve parça parça olmuş görürdün. Ve Biz, bu örnekleri iyiden iyiye düşünürler diye insanlara veriyoruz.
Muhammed Esed
BU KUR'AN'I bir dağa indirmiş olsaydık, dağın ezilip büzülerek Allah korkusuyla paramparça olduğunu görürdün. Ve işte (bütün) bu temsîlleri, belki düşün(meyi öğrenebil)irler diye insanların önüne koyuyoruz.
Mustafa İslamoğlu
Eğer Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, onun Allah'a saygıdan boyun eğmiş bir halde şerha şerha yarılıp eridiğini görürdün. İşte bu türden temsili anlatımları, insanların önüne, belki düşünürler diye koyuyoruz.
Suat Yıldırım
Eğer Biz bu Kur'ân'ı bir dağın tepesine indirseydik onun, Allah'a tazimi sebebiyle başını eğip parçalandığını görürdün. İşte bunlar birtakım misallerdir ki düşünüp istifade etmeleri için, Biz onları insanlara anlatıyoruz. [13, 31; 2, 73]
Süleyman Ateş
Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, Allah korkusundan onu, baş eğmiş, çatlamış, yarılmış görürdün. Bu misalleri, düşünmeleri için insanlara anlatıyoruz.
Şaban Piriş
Biz Kuranı bir dağın üzerine indirseydik onun Allah korkusundan baş eğerek parça parça olduğunu görürdün! İşte bu örnekleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik, her halde sen onu huşu ile boynunu bükmüş, çatlayıp yarılmış görürdün. Biz bu örnekleri insanlara hep veriyoruz ki, inceden inceye düşünebilsinler.
Edip-Layth-Martha
Had We sent down this Quran to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of reverence for God. Such are the examples We cite for the people, that they may reflect.
Muhammad Asad
HAD WE bestowed this Qur'an from on high upon a mountain, thou wouldst indeed see it humbling itself, breaking asunder for awe of God.* And [all] such parables We propound unto men, so that they might [learn to] think.
Rashad Khalifa
If we revealed this Quran to a mountain, you would see it trembling, crumbling, out of reverence for GOD. We cite these examples for the people, that they may reflect.,
The Monotheist Group
Had We sent down this Qur'an to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of concern from God. And such are the examples We put forth for the people, that they may reflect.