En'am Sûresi24. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | انظر | ن ظ رNƵR | unZur | bak | Look |
| 2 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 3 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶebū | yalan söylediler | they lied |
| 4 | على | — | ǎlā | karşı | against |
| 5 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusihim | kendilerine | themselves. |
| 6 | وضل | ض ل لŽLL | ve Delle | ve sapıp gitti | And lost |
| 7 | عنهم | — | ǎnhum | kendilerinden | from them |
| 8 | ما | — | mā | şeyler | what |
| 9 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used to |
| 10 | يفترون | ف ر يFRY | yefterūne | uydurduruyor(lar) | invent. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انظر كيف كذبوا على انفسهم وضل عنهم ما كانوا يفترون
Arapça (Harekeli)
انظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ
Transliterasyon
Unzur keyfe kezebû alâ enfusihim ve dalle anhum, mâ kânû yefterûn|e|.
Transliteration (Eng.)
On<span class="i"><span class="u">th</span></span>ur kayfa ka<span class="u">th</span>abooAAal<span class="u">a</span> anfusihim wa<span class="u">d</span>alla AAanhum m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>nooyaftaroon<span class="b">a </span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hele bak, nasıl da bile-bile yalan söylerler ve iftirâ konuları da nasıl ortadan kaybolup gider.
Ali Bulaç
Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve düzmekte oldukları da kendilerinden kaybolup-uzaklaştı.
Bayraktar Bayraklı
Bak da gör, öz benliklerine karşı nasıl yalan söylediler! İftirâ için kullandıkları şeyler, kendilerinden nasıl kaybolup gitti!
Diyanet İşleri
Gör ki, kendi aleyhlerine nasıl yalan söylediler ve (tanrı diye) uydurdukları şeyler kendilerinden nasıl kaybolup gitti!
Edip Yüksel
Kendilerine karşı nasıl yalan söylediklerine dikkat et. Uydurdukları şeyler kendilerini nasıl da terk etti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bak, vicdanlarına karşı nasıl yalan söylediler! O uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitti.
Erhan Aktaş
Bak! Kendi aleyhlerine nasıl yalan söylediler. Ve uydurdukları şeyler onlardan ayrılıp yok oldu.
Hakkı Yılmaz
Bak, kendi aleyhlerine nasıl yalan söylediler! O uydurdukları şeyler de kendilerinden ayrılıp kayboldu.
Muhammed Esed
Bakın, onlar kendi kendilerine nasıl yalan söylemişler ve mesnetsiz hayalleri onları nasıl yüzüstü bırakmış!
Mustafa İslamoğlu
Bak, kendi kendilerine karşı nasıl yalan söylemişler; ve yamuk tasavvurları kendilerini nasıl aldatmış!
Suat Yıldırım
İşte bak, nasıl da kendi vicdanlarına karşı yalan söylediler! Uydurdukları o tanrılar da kendilerinden uzaklaşıp ortada görünmez oldular.
Süleyman Ateş
Bak ki, nasıl kendilerine karşı yalan söylediler ve uydurdukları şeyler kendilerinden sapıp gitti.
Şaban Piriş
Kendilerine karşı nasıl yalan söylediklerine ve uydurduklarının nasıl onlardan uzaklaştığına bir bak.
Yaşar Nuri Öztürk
Bak da gör, nasıl yalan söylediler öz benliklerine karşı! Ve iftira için kullandıkları şeyler, onları bırakıp kayboldu.
Edip-Layth-Martha
See how they lied to themselves; and what they invented deserted them.
Muhammad Asad
Behold how they have lied to themselves* -and [how] their false imagery has forsaken them!
Rashad Khalifa
Note how they lied to themselves, and how the idols they had invented have abandoned them.,
The Monotheist Group
See how they lied to themselves; and that which they invented abandoned them.