En'am Sûresi63. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قلق و لGVLḳulde kiSay,
2منmenkim"""Who"
3ينجيكمن ج وNCVyuneccīkumsizi kurtarıyorsaves you
4منmin-ndanfrom
5ظلماتظ ل مƵLMZulumātikaranlıkları-darkness[es]
6البرب ر رBRRl-berrikaranın(of) the land
7والبحرب ح رBḪRvelbeHrive denizinand the sea,
8تدعونهد ع وD̃AVted'ǔnehuO'na yakardığınızdayou call Him
9تضرعاض ر عŽRAteDerruǎngizli olarakhumbly
10وخفيةخ ف يḢFYve ḣufyetenve açık olarakand secretly,
11لئنleineğer"""If"
12أنجانان ج وNCVencānābizi kurtarırsaHe saves us
13منminfrom
14هذهhāƶihibundanthis,
15لنكوننك و نKVNlenekūnenneelbette olacağızsurely we will be
16منmine-denfrom
17الشاكرينش ك رŞKRş-şākirīneşükredenler-"the grateful ones."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قل من ينجيكم من ظلمت البر والبحر تدعونه تضرعا وخفية لىن انجىنا من هذه لنكونن من الشكرين

Arapça (Harekeli)

قُلْ مَن يُنَجِّيكُم مِّن ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً لَّئِنْ أَنجَانَا مِنْ هَذِهِ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرِينَ

Transliterasyon

Kul men yuneccîkum min zulumâtil berri vel bahri ted’ûnehu tedarruan ve hufyeh(hufyeten), le in encânâ min hâzihî le nekûnenne mineş şâkirîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Qul man yunajjeekum min <span class="i"><span class="u">th</span></span>ulum<span class="u">a</span>tialbarri wa<span class="b">a</span>lba<span class="u">h</span>ri tadAAoonahu ta<span class="u">d</span>arruAAanwakhufyatan la-in anj<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span> min h<span class="u">ath</span>ihilanakoonanna mina a<span class="b">l</span>shsh<span class="u">a</span>kireen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Sızlanıp yalvararak gizlice, bizi bundan kurtarırsan şükredenlerden oluruz diye duâ ettiğiniz zaman sizi karanın ve denizin karanlıklarından kurtaran kimdir?

Ali Bulaç

De ki: "Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz (açıktan ve) gizliden gizliye ona yalvararak dua etmektesiniz: -Andolsun, bizi bundan kurtarırsan, gerçekten şükredenlerden oluruz."

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden sizi kim kurtarabilir ki? O zaman Allah'a gizli gizli yalvararak: ‘Eğer bizi bundan kurtarırsan and olsun şükredenlerden olacağız' diye dua edersiniz.”

Diyanet İşleri

De ki: Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır ki? (O zaman) O'na gizli gizli yalvararak "Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız" diye dua edersiniz.

Edip Yüksel

De ki: "Gizli ve açık olarak ‘Bizi bundan kurtarsan şükredenlerden olacağız.' diye O'na yalvardığınızda sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarabilir?"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız" diye gizli ve aşikâr O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?

Erhan Aktaş

De ki: “Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?” “Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükredenlerden oluruz.” diye O’na açık ve gizli yalvarırsınız.

Hakkı Yılmaz

De ki: “Siz, ‘bizi bundan kurtarırsa kesinlikle karşılığını ödeyenlerden olacağız’ diye gizli ve yakararak O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?”

Muhammed Esed

De ki: "Siz, boynunuzu bükerek ve içinizden, 'Eğer O bizi bu (sıkıntı)dan kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız!' diye Allah'a yalvardığınızda karanın ve denizin kapkara tehlikelerinden sizi koruyacak olan kimdir?"

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Siz, ta yüreğinizden 'eğer O bizi bu (musibet)ten kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız' diye dua ettiğinizde, karanın ve denizin görünmez tehlikelerinden sizi kurtaracak olan biri var mı?"

Suat Yıldırım

De ki: “Siz yalvara yakara, ağlaya sızlaya ve gizlice dualar ederek şöyle dediğiniz demler sizi karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden kim kurtarır? ”“Eğer bizi bundan kurtarırsa, ahdimiz olsun, kesinlikle şükredenlerden olacağız. ” [17, 67; 27, 63; 10, 22]

Süleyman Ateş

De ki: "Gizli ve açık olarak: 'Bizi bundan kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız!\ diye O'na yalvarıp yakardığınız zaman, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarıyor?"

Şaban Piriş

De ki:-Karanın ve denizin karanlıklarından bizi kurtarırsan, elbette şükredenlerden olacağız, diye yalvararak ve gizlice dua ettiğinizde, sizi bundan kim kurtarır?

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu sor: "‘Bizi bu durumdan kurtarırsa andolsun şükredenlerden olacağız' diye boyun büküp ürpererek O'na yakardığınızda, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarıyor?"

Edip-Layth-Martha

Say, "Who rescues you from the darkness of the land and the sea?," you call on Him openly and secretly: "If You save us from this, we will be of the thankful!"

Muhammad Asad

Say: "Who is it that saves you from the dark dangers* of land and sea [when] you call unto Him humbly, and in the secrecy of your hearts, `If He will but save us from this [distress], we shall most certainly be among the grateful'?"

Rashad Khalifa

Say, "Who can save you from the darkness of the land or the sea?" You implore Him loudly and secretly: "If He saves us this time, we will be eternally appreciative.",

The Monotheist Group

Say: "Who rescues you from the darkness of the land and the sea?" You call on Him in humility and in secret: "If You save us from this, we will be of the thankful!"