En'am Sûresi65. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | هو | — | huve | O | """He" |
| 3 | القادر | ق د رGD̃R | l-ḳādiru | kadirdir | (is) All-Capable |
| 4 | على | — | ǎlā | üzerine | [on] |
| 5 | أن | — | en | to | |
| 6 | يبعث | ب ع ثBAS̃ | yeb'ǎṧe | göndermeğe | send |
| 7 | عليكم | — | ǎleykum | sizin üzerinize | upon you |
| 8 | عذابا | ع ذ بAZ̃B | ǎƶāben | bir azab | punishment |
| 9 | من | — | min | from | |
| 10 | فوقكم | ف و قFVG | fevḳikum | üstünüzden | above you |
| 11 | أو | — | ev | yahut | or |
| 12 | من | — | min | from | |
| 13 | تحت | ت ح تTḪT | teHti | altından | beneath |
| 14 | أرجلكم | ر ج لRCL | erculikum | ayaklarınızın | your feet |
| 15 | أو | — | ev | ya da | or |
| 16 | يلبسكم | ل ب سLBS | yelbisekum | sizi birbirinize düşürüp | (to) confuse you |
| 17 | شيعا | ش ي عŞYA | şiyeǎn | parti parti | (into) sects |
| 18 | ويذيق | ذ و قZ̃VG | ve yuƶīḳa | ve taddırmağa | and make (you) taste - |
| 19 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dekum | kiminize | some of you |
| 20 | بأس | ب ا سBES | be'se | hıncını | violence |
| 21 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | kiminizin | "(of) others.""" |
| 22 | انظر | ن ظ رNƵR | unZur | bak | See |
| 23 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 24 | نصرف | ص ر فṦRF | nuSarrifu | açıklıyoruz | We explain |
| 25 | الآيات | ا ي يEYY | l-āyāti | ayetleri | the Signs |
| 26 | لعلهم | — | leǎllehum | diye | so that they may |
| 27 | يفقهون | ف ق هFGH | yefḳahūne | anlasınlar | understand. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل هو القادر على ان يبعث عليكم عذابا من فوقكم او من تحت ارجلكم او يلبسكم شيعا ويذيق بعضكم باس بعض انظر كيف نصرف الءايت لعلهم يفقهون
Arapça (Harekeli)
قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلَى أَن يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِّن فَوْقِكُمْ أَوْ مِن تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُم بَأْسَ بَعْضٍ انظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْآيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ
Transliterasyon
Kul huvel kâdiru alâ en yeb’ase aleykum azâben min fevkıkum ev min tahti erculikum ev yelbisekum şiyean ve yuzîka ba’dakum be’se ba’d(ba’dın), unzur keyfe nusarrıful âyâti leallehum yefkahûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul huwa alq<span class="u">a</span>diru AAal<span class="u">a</span> anyabAAatha AAalaykum AAa<span class="u">tha</span>ban min fawqikum aw min ta<span class="u">h</span>tiarjulikum aw yalbisakum shiyaAAan wayu<span class="u">th</span>eeqa baAA<span class="u">d</span>akumba/sa baAA<span class="u">d</span>in on<span class="i"><span class="u">th</span></span>ur kayfa nu<span class="u">s</span>arrifual-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>ti laAAallahum yafqahoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Üstünüzden, ayaklarınızın altından size azap göndermeye, yahut sizi bölük-bölük edip bir kısmınızın azâbını bir kısmınıza tattırmaya gücü yeter onun; anlasınlar diye bak, delilleri nasıl çeşit-çeşit açıklamadayız.
Ali Bulaç
De ki: "O, size üstünüzden ya da ayaklarınızın altından azap göndermeye veya sizi parça parça birbirinize kırdırıp kiminizin şiddetini kiminize taddırmaya güç yetirendir." Bak, iyice kavrayıp-anlamaları için ayetleri nasıl çeşitli biçimlerde açıklıyoruz?
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Allah'ın size üstünüzden/gökten veya ayaklarınızın altından/yerden bir azap göndermeye ya da birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter.” Bak, anlasınlar diye âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz!
Diyanet İşleri
De ki: "Allah'ın size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe ya da birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter." Bak, anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz!*
Edip Yüksel
De ki: "Üstünüzden veya ayaklarınızın altından size bir azap göndermeye, yahut sizleri mezheplere bölüp birbirinizin kötülüğünü tattırmaya O'nun gücü yeter." Bak, anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl da açıklıyoruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar.
Erhan Aktaş
De ki: “Sizin üstünüzden ve ayaklarınızın altından azap göndermeye, sizi topluluklar halinde ayırıp kiminizin hıncını kiminize tattırmaya kadir olan O’dur.” Bak, iyice anlasınlar diye âyetlerimizi nasıl her yönüyle açıklıyoruz.
Hakkı Yılmaz
De ki: “O, üstünüzden ve ayaklarınızın altından azap göndermeye yahut sizi ayrılıkçı gruplara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yetendir.” Bak, onlar iyice anlasınlar diye âyetlerimizi nasıl evirip çeviriyoruz/inceden inceye açıklıyoruz.
Muhammed Esed
De ki: "Yalnız O'dur sizi tepenizden ve ayaklarınızın altından azapla kuşatma kudretinde olan; sizi birbirine muhalif topluluklar haline getirip birbirinizin üzerine salan". Bak, iyice anlasınlar diye, mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Size üstünüzden ya da ayaklarınızın altından azap gönderme ya da sizi birbirinize düşürüp paramparça bir toplum haline getirme gücü yalnızca O'nundur. Bak, iyice kavrasınlar diye mesajlarımızı nasıl çok boyutlu dile getiriyoruz?
Suat Yıldırım
De ki: “O size tepenizden, yahut ayaklarınızın altından azap göndermeye, yahut sizi gruplar halinde birbirinize katıp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya kadirdir. ”Bak, âyetleri nasıl tekrarlıyor, türlü türlü ifade ediyoruz ki onları anlasınlar. [17, 68-69; 67, 16-17]*
Süleyman Ateş
De ki: "O, sizin üzerinize üstünüzden, yahut ayaklarınızın altından bir azab göndermeğe, ya da sizi parti parti birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını taddırmağa kadirdir." Bak, anlasınlar diye ayetleri nasıl açıklıyoruz?!
Şaban Piriş
De ki:-Üzerinizden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi gruplara ayırarak birbirinizle denemeye kadîr olan Odur. Belki anlayış gösterirler diye ayetleri nasıl açıkladığımıza bir bak!
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "O size, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeye yahut sizi bölük bölük birbirinize düşürerek kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya Kaadir'dir." Bak nasıl sıralıyoruz ayetleri, iyice kavrayabilsinler diye.
Edip-Layth-Martha
Say, "He is able to send retribution from above you or from below your feet, or He will make you belong to opposing factions, then He will let you taste the might of each other." See how We cite the signs, perhaps they may comprehend.
Muhammad Asad
Say: "It is He alone who has the power to let loose upon you suffering from above you or from beneath your feet,* or to confound you with mutual discord and let you taste the fear of one another."* Behold how many facets we give to these messages, so that they might understand the truth.
Rashad Khalifa
Say, "He is certainly able to pour upon you retribution from above you, or from beneath your feet. Or He can divide you into factions and have you taste each others' tyranny. Note how we explain the revelations, that they may understand.",
The Monotheist Group
Say: "He is able to send retribution from above you or from below your feet, or He will make you belong to opposing factions, then He will let you taste the might of each other." See how We dispatch the signs, perhaps they may understand.