Cuma Sûresi2. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (21 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1هوhuveOHe
2الذيlleƶī(is) the One Who
3بعثب ع ثBAS̃beǎṧegönderendirsent
4فيiçindeamong
5الأميينا م مEMMl-ummiyyīneümmilerthe unlettered
6رسولار س لRSLrasūlenbir elçia Messenger
7منهمminhumkendilerinden olanfrom themselves
8يتلوت ل وTLVyetlūokuyanreciting
9عليهمǎleyhimonlarato them
10آياتها ي يEYYāyātihiO'nun ayetleriniHis Verses,
11ويزكيهمز ك وZKVve yuzekkīhimve onları yüceltenand purifying them
12ويعلمهمع ل مALMve yuǎllimuhumuve onlara öğretenand teaching them
13الكتابك ت بKTBl-kitābeKitabıthe Book
14والحكمةح ك مḪKMvelHikmeteve hikmetiand the wisdom
15وإنveinoysaalthough
16كانواك و نKVNkānūonlar idilerthey were
17منminfrom
18قبلق ب لGBLḳabluöncedenbefore
19لفيlefīiçindesurely in
20ضلالض ل لŽLLDelālinbir sapıklıkan error
21مبينب ي نBYNmubīninaçıkclear.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

هو الذى بعث فى الامين رسولا منهم يتلوا عليهم ءايته ويزكيهم ويعلمهم الكتب والحكمة وان كانوا من قبل لفى ضلل مبين

Arapça (Harekeli)

هُوَ الَّذِي بَعَثَ فِي الْأُمِّيِّينَ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا مِن قَبْلُ لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ

Transliterasyon

Huvellezî bease fîl ummiyyîne resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtihî ve yuzekkîhim ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmeh(hikmete), ve in kânû min kablu le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Transliteration (Eng.)

Huwa alla<span class="u">th</span>ee baAAatha feeal-ommiyyeena rasoolan minhum yatloo AAalayhim <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tihiwayuzakkeehim wayuAAallimuhumu alkit<span class="u">a</span>ba wa<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>ikmatawa-in k<span class="u">a</span>noo min qablu lafee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>lin mubeen<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

O, bir mâbuttur ki Mekkeliler içinden, kendi cinslerinden bir peygamber göndermiştir; onlara âyetlerini okumaktadır ve onları tertemiz bir hale getirmektedir ve onlara kitabı ve şerîatlerin hikmetlerini öğretmektedir ve bundan önce onlar, elbette apaçık bir sapıklık içindeydiler.

Ali Bulaç

O, ümmîler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp-temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler.

Bayraktar Bayraklı

Ümmîlere/cahillere, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten içlerinden bir peygamberi gönderen O'dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.

Diyanet İşleri

Çünkü ümmilere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.

Edip Yüksel

O ki, ümmilerin arasından, kendilerinden olan bir elçi göndermiştir ki onlara O'nun ayetlerini okuyor, onları temizliyor ve onlara kitabı ve bilgeliği öğretiyor. Bundan önce onlar apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah'ın âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderdi. Oysa onlar, önceden apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Erhan Aktaş

Ümmilere*, kendilerinden olan; O’nun ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap’ı ve Hikmet’i* öğreten bir rasul görevlendiren O’dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.

Hakkı Yılmaz

(2,3)O, Anakentliler/Mekkeliler içinde, kendilerinden olan ve Anakentlilere ve henüz onlara katılmamış olan onlardan başkalarına Allah'ın âyetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeleri öğreten bir elçi gönderendir. –Onlar, önceden apaçık bir sapıklık içinde olsalar da.– Ve O, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/ mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.

Muhammed Esed

O, Kitap ile ilgisiz bir topluma, kendi içlerinden kendilerine Allah'ın mesajlarını aktaran, onları arındıran, ilahî kelâmı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermiştir ki, o'ndan önce, açık bir sapıklık içindeydiler;

Mustafa İslamoğlu

Daha önce kitaptan mahrum olan ve derin bir sapıklık içinde bulunan topluma kendi ayetlerini okumak, onları arındırmak, kitabı ve isabetli hüküm vermeyi öğretmek için kendi içlerinden bir Elçi gönderen O'dur.

Suat Yıldırım

O, ümmîler arasından, kendilerinden olan bir elçi gönderdi. Bu elçi onlara Allah'ın âyetlerini okur, onları arındırır, onlara kitabı ve hikmeti öğretir. Halbuki daha önce belli ve kesin bir sapıklık içinde idiler.*

Süleyman Ateş

O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah'ın ayetlerini okuyan, onları yücelten, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi. Oysa onlar, önceden, açık bir sapıklık içinde idiler.

Şaban Piriş

Ümmiler içinde, onlara ayetleri okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten, kendilerinden birini elçi gönderen Odur. Onlar daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Yaşar Nuri Öztürk

O Allah'tır ki, ümmilere içlerinden bir resul göndermiştir de o, onlara Allah'ın ayetlerini okur, onları arıtıp temizler, onlara Kitap'ı ve hikmeti öğretir. Onlar bundan önce tam bir sapıklık içine gömülmüşlerdi.

Edip-Layth-Martha

He is the One who sent to the Gentiles a messenger from among themselves, to recite to them His signs, to purify them, to teach them the book and the wisdom. Before this, they were clearly astray.

Muhammad Asad

He it is who has sent unto the unlettered people an apostle from among themselves,* to convey unto them His messages, and to cause them to grow in purity, and to impart unto them the divine writ as well as wisdom - whereas before that they were indeed, most obviously, lost in error

Rashad Khalifa

He is the One who sent to the gentiles a messenger from among them, to recite to them His revelations, purify them, and teach them the scripture and wisdom. Before this, they had gone far astray.,

The Monotheist Group

He is the One who sent to the Gentiles a messenger from among themselves, to recite to them His revelations, and to purify them, and teach them the Book and the wisdom. And before this, they were clearly astray.