Cuma Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وآخرين | ا خ رEḢR | ve āḣarīne | ve diğerlerine | And others |
| 2 | منهم | — | minhum | onlardan | among them |
| 3 | لما | — | lemmā | henüz | who have not yet |
| 4 | يلحقوا | ل ح قLḪG | yelHaḳū | katılmayan | joined |
| 5 | بهم | — | bihim | kendilerine | "them;" |
| 6 | وهو | — | ve huve | ve O | and He |
| 7 | العزيز | ع ز زAZZ | l-ǎzīzu | azizdir | (is) the All-Mighty, |
| 8 | الحكيم | ح ك مḪKM | l-Hakīmu | hakimdir | the All-Wise. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وءاخرين منهم لما يلحقوا بهم وهو العزيز الحكيم
Arapça (Harekeli)
وَآخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Transliterasyon
Ve âharîne minhum lemmâ yelhakû bi him, ve huvel azîzul hakîm|u|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="u">a</span>khareena minhum lamm<span class="u">a</span> yal<span class="u">h</span>aqoobihim wahuwa alAAazeezu al<span class="u">h</span>akeem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlardan başkalarına ki henüz onlara katılmamışlardır ve odur üstün olan hüküm ve hikmet sâhibi.
Ali Bulaç
Ve henüz kendilerine ulaşıp-katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
Peygamberi, müminlerden henüz kendilerine ulaşmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O'nun her şeye gücü yeter; her işinde hikmet vardır.
Diyanet İşleri
(Peygamberi) müminlerden henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O, azizdir, hakimdir.*
Edip Yüksel
Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başkalarına da… O Üstündür, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Henüz onlara katılmamış bulunan diğer insanlara da (o Peygamberi göndermiştir). O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de.* O, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.
Hakkı Yılmaz
(2,3)O, Anakentliler/Mekkeliler içinde, kendilerinden olan ve Anakentlilere ve henüz onlara katılmamış olan onlardan başkalarına Allah'ın âyetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeleri öğreten bir elçi gönderendir. –Onlar, önceden apaçık bir sapıklık içinde olsalar da.– Ve O, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/ mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.
Muhammed Esed
ve başka toplumlarla temasa geçmeleri sonucunda, kendilerinden diğerlerine (bu mesajın yayılmasını sağlamıştır): çünkü yalnız O, güç ve hikmet Sahibidir.
Mustafa İslamoğlu
Üstelik henüz onlara katılmamış (ama katılmayı bekleyen) daha başkaları da var. Mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O'dur.
Suat Yıldırım
Bu Peygamber, henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da gönderilmiştir. O gerçekten azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [17, 44; 3, 20; 43, 44; 26, 214; 7, 158; 6, 19]
Süleyman Ateş
(O Elçiyi) yine onlardan olup henüz kendilerine katılmamış bulunan başka kimselere de (gönderdi). O azizdir, hakimdir.
Şaban Piriş
Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de.. Aziz ve hakim olan Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
O resulü, ümmilerden olup da henüz onlara katılmamış bulunan başka kimselere de gönderdi. O'dur Aziz, O'dur Hakim.
Edip-Layth-Martha
To other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.
Muhammad Asad
and [to cause this message to spread] from them unto other people as soon as they come into contact with them:* for He alone is almighty, truly wise!
Rashad Khalifa
And to many generations subsequent to them. He is the Almighty, Most Wise.,
The Monotheist Group
And to other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.