Teğabun Sûresi1. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1يسبحس ب حSBḪyusebbiHutesbih etmektedirGlorifies
2للهlillahiAllah'ı[to] Allah
3ماbulunanlarwhatever
4في(is) in
5السماواتس م وSMVs-semāvātigöklerdethe heavens
6وماve māve bulunanlarand whatever
7في(is) in
8الأرضا ر ضERŽl-erDiyerdethe earth.
9لهlehuO'nundurFor Him
10الملكم ل كMLKl-mulkumülk(is the) dominion
11ولهل هLHve lehuve onlarand for Him
12الحمدح م دḪMD̃l-Hamduhamd(is) the praise.
13وهوve huveve OAnd He
14علىǎlāüzerine(is) on
15كلك ل لKLLkulliherevery
16شيءش ي اŞYEşey'inşeything
17قديرق د رGD̃RḳadīrunkadirdirAll-Powerful.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

يسبح لله ما فى السموت وما فى الارض له الملك وله الحمد وهو على كل شىء قدير

Arapça (Harekeli)

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Transliterasyon

Yusebbihu lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard|ı|, le hul mulku ve le hul hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Transliteration (Eng.)

Yusabbi<span class="u">h</span>u lill<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span> feea<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wam<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>ilahu almulku walahu al<span class="u">h</span>amdu wahuwa AAal<span class="u">a</span> kullishay-in qadeer<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Tenzîh eder Allah'ı, ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde, onundur saltanat ve tedbîr ve onadır hamd ve onun, her şeye gücü yeter.

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd (övgü) de O'nundur. O, herşeye güç yetirendir.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ı tesbih eder/anar, kâinatın yönetimi O'na aittir. Bütün övgüler O'na mahsustur. O'nun gücü her şeye yeter.

Diyanet İşleri

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. O her şeye kadirdir.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ı yüceltir. Yönetim O'nundur, övgü O'nadır. O her şeye Gücü yetendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Her şeye gücü yeten O'dur.

Erhan Aktaş

Göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah’ı tesbih* eder. Mülk* yalnızca O’nundur. Hamd* O’nadır. O’nun gücü her şeye yeter.

Hakkı Yılmaz

Göklerde ve yeryüzünde olan şeyler, Allah'ı her türlü noksanlıktan arındırır. Mülk yalnızca O'nundur, tüm övgüler de sadece O'nadır; başkası övülemez. Ve O, her şeye en iyi güç yetirendir.

Mustafa İslamoğlu

Göklerde olan şeyler de, yerde olan şeyler de Allah adına hareket ederler: mutlak otorite O'na aittir, övgülerin tamamı da O'na aittir; zira O her şeye kadirdir.

Suat Yıldırım

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih ve tenzih eder. Hâkimiyet O'nundur. Bütün hamdler ve övgüler O'na mahsustur. O her şeye kadirdir.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ın şanının yüceliğini anmaktadır. Mülk O'nundur, hamd O'nundur. O, herşeye kadirdir.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde ne varsa Allahı tesbih ederler. Hakimiyet Onundur. Hamd da Onadır. Onun her şeye gücü yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerdekiler ve yerdekiler Allah'ı tespih ediyor. O'nundur mülk ve yönetim; O'nun içindir tüm övgüler. Herşeye gücü yetendir O.

Edip-Layth-Martha

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the earth. To Him is all kingships, and to Him is all praise, and He is capable of all things.

Muhammad Asad

ALL THAT IS in the heavens and all that is on earth extols God's limitless glory: His is all dominion, and to Him all praise is due; and He has the power to will anything.

Rashad Khalifa

Glorifying GOD is everything in the heavens and everything on earth. To Him belongs all kingship, and to Him belongs all praise, and He is Omnipotent.,

The Monotheist Group

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the earth. To Him is all kingship, and to Him is all praise, and He is capable of all things.