Kalem Sûresi12. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | مناع | م ن عMNA | mennāǐn | engel olan | A preventer, |
| 2 | للخير | خ ي رḢYR | lilḣayri | hayra | of (the) good, |
| 3 | معتد | ع د وAD̃V | muǎ'tedin | saldırgan | transgressor, |
| 4 | أثيم | ا ث مES̃M | eṧīmin | günahkar | sinful, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
مناع للخير معتد اثيم
Arapça (Harekeli)
مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
Transliterasyon
Mennâın lil hayri mu’tedin esîm(esîmin).
Transliteration (Eng.)
Mann<span class="u">a</span>AAin lilkhayri muAAtadin atheem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayrı tamâmıyla meneden haddini aşmış suçluya.
Ali Bulaç
Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,
Bayraktar Bayraklı
İyiliğe mani olana, saldırgana, günahkâra da uyma!
Diyanet İşleri
Hayra engel olan, mütecaviz ve saldırgan günahkâr,
Edip Yüksel
İyiliğe ve yardıma engel olan, saldırgan, günahkar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,
Erhan Aktaş
Sürekli iyi şeyleri engelleyip, haddi aşan günahkârlara;
Hakkı Yılmaz
(9-16)Onlar arzu ettiler ki, sen onlara yağ çekesin, onlar da hemen sana yağ çeksinler. Çok yemin eden, aşağılık, alaycı, gammaz; arkadan çekiştiren, arabozucu, kovuculuk için gezip duran, mal ve oğulları var diye hayrı engelleyen, saldırgan, günaha batmış, kaba/obur, sonra da kötülükle damgalı şu asalakların hiçbirine itaat etme. Âhireti yalanlayan o kişi, âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman: “Daha öncekilerin masalları” dedi. Yakında Biz onun burnunu sürteceğiz.*
Muhammed Esed
(yahut) iyiliğe mani olana, (yahut) günahkar zorbaya,
Mustafa İslamoğlu
İyiliğe ölümüne engel olan günaha gömülmüş zorbaya (da)!
Suat Yıldırım
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]*
Süleyman Ateş
Hayra engel olan, saldırgan, günahkar,
Şaban Piriş
İyiliği engelleyene, günaha düşkün olana...
Yaşar Nuri Öztürk
Hayrı engelleyen, sınır tanımaz, saldırgan, günaha batmış,
Edip-Layth-Martha
Forbidder of charity, a transgressor, a sinner.
Muhammad Asad
[or] the withholder of good, [or] the sinful aggressor,
Rashad Khalifa
Forbidder of charity, a transgressor, a sinner.,
The Monotheist Group
Forbidder of charity, a transgressor, a sinner.