Kalem Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وغدوا | غ د وĞD̃V | ve ğadev | ve erkenden gittiler | And they went early |
| 2 | على | — | ǎlā | with | |
| 3 | حرد | ح ر دḪRD̃ | Hardin | engellemeye | determination |
| 4 | قادرين | ق د رGD̃R | ḳādirīne | güçleri yettiği halde | able. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وغدوا على حرد قدرين
Arapça (Harekeli)
وَغَدَوْا عَلَى حَرْدٍ قَادِرِينَ
Transliterasyon
Ve gadev alâ hardin kâdirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waghadaw AAal<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>ardin q<span class="u">a</span>direen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kendilerini, yoksulları men etmeye güçleri yeter sanarak erkenden gittiler.
Ali Bulaç
(Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.
Bayraktar Bayraklı
(25-28) Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”
Diyanet İşleri
(Evet yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
Edip Yüksel
Sonuçtan emin bir halde erken vardılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
Erhan Aktaş
İhtiyaç sahiplerini göz ardı ederek erkenden gittiler.
Hakkı Yılmaz
(25-29)Sadece engelleme gücüne sahip/şiddete güçleri yeten bir tavırla erkenden gittiler. Ama çiftliği gördüklerinde: “Biz şüphesiz biz şaşırmışız/ yanlış yere gelmişiz; yok yok, biz yoksun bırakılmışız; Allah bizi cezalandırmış!” dediler. En hayırlı olanları: “Ben size ‘Allah'ı noksanlıklardan arındırmıyor musunuz?’* dememiş miydim?” dedi. Onlar: “Rabbimiz Seni tenzih ederiz, doğrusu bizler yanlış; kendi zararlarına iş yapan, haksız davranan kimselermişiz!” dediler.
Muhammed Esed
ve amaçlarına ulaşmaya kararlı bir şekilde erkenden kalkıp gittiler.
Mustafa İslamoğlu
Sabah erkenden, güçleri her şeye yetermiş havasıyla yola koyuldular.
Suat Yıldırım
Yoksulları engelleme azmi içinde ilerlediler.
Süleyman Ateş
Devşirebileceklerini umarak erkenden gittiler.
Şaban Piriş
Varlıklı oldukları halde (muhtaçları) engellemek için erken yola çıktılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Sadece engellemeye, şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar.
Edip-Layth-Martha
They went, ready to harvest.
Muhammad Asad
and early they went, strongly bent upon their purpose.
Rashad Khalifa
They were so absolutely sure of their harvest.,
The Monotheist Group
And they went, ready to harvest.