Hakka Sûresi12. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لنجعلها | ج ع لCAL | linec'ǎlehā | onu yapalım diye | That We might make it |
| 2 | لكم | — | lekum | size | for you |
| 3 | تذكرة | ذ ك رZ̃KR | teƶkiraten | bir ibret | a reminder |
| 4 | وتعيها | و ع يVAY | ve teǐyehā | ve onu bellesin | and would be conscious of it |
| 5 | أذن | ا ذ نEZ̃N | uƶunun | kulak(lar) | an ear |
| 6 | واعية | و ع يVAY | vāǐyetun | belleyen | conscious. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لنجعلها لكم تذكرة وتعيها اذن وعية
Arapça (Harekeli)
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَا أُذُنٌ وَاعِيَةٌ
Transliterasyon
Li nec’alehâ lekum tezkireten ve teıyehâ uzunun vâıyeh(vâıyetun).
Transliteration (Eng.)
LinajAAalah<span class="u">a</span> lakum ta<span class="u">th</span>kiratanwataAAiyah<span class="u">a</span> o<span class="u">th</span>unun w<span class="u">a</span>AAiya<span class="b">tun</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu, size bir öğüt ve ibret olsun ve belleyip unutmayan kulaklarda kalsın diye.
Ali Bulaç
Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip-kavrasın.'
Bayraktar Bayraklı
Onu sizin için öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.
Diyanet İşleri
Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.*
Edip Yüksel
Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.
Erhan Aktaş
Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.
Hakkı Yılmaz
(11,12)Şüphesiz Biz, onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye sular kabarınca sizi gemide Biz taşıdık.*(Sonraki 69:38)
Muhammed Esed
ki bütün bunları size (kesintisiz) bir uyarı haline getirelim ve her uyanık ve duyarlı kulak onu bilinçle algılayabilsin.
Mustafa İslamoğlu
Onu, size bir ibret vesikası kılmak için, dahası işittiğini anlayan her kulak (sahibinin işin özünü) kavraması için (aktardık).
Suat Yıldırım
11, 12. Unutmayın ki Nûh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık. [36, 41-42; 43, 12-14; 16, 14; 35, 12]
Süleyman Ateş
Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.
Şaban Piriş
Bunu sizin için bir öğüt/uyarı kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye...
Yaşar Nuri Öztürk
Ki onu size bir hatırlatıcı / düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.
Edip-Layth-Martha
That We would make it as a reminder for you, and so that any listening ear may understand.
Muhammad Asad
so that We might make all this* a [lasting] reminder to you all, and that every wide-awake ear might consciously take it in.
Rashad Khalifa
We rendered it a lesson for you, that any listening ear may understand.,
The Monotheist Group
That We would make it as a reminder for you, and so that any listening ear may understand.