Hakka Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إني | — | innī | süphesiz ben | Indeed, I |
| 2 | ظننت | ظ ن نƵNN | Zenentu | sezmiştim | was certain |
| 3 | أني | — | ennī | elbette benim | that I |
| 4 | ملاق | ل ق يLGY | mulāḳin | karşılaşacağımı | (will) meet |
| 5 | حسابيه | ح س بḪSB | Hisābiyeh | hesabımla | "my account.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انى ظننت انى ملق حسابيه
Arapça (Harekeli)
إِنِّي ظَنَنتُ أَنِّي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْ
Transliterasyon
İnnî zanentu enniy mülâkın hısâbiyeh.
Transliteration (Eng.)
Innee <span class="i"><span class="u">th</span></span>anantu annee mul<span class="u">a</span>qin<span class="u">h</span>is<span class="u">a</span>biyah
Abdulbaki Gölpınarlı
Zâten ben biliyordum ki kıyâmet günü kavuşacağım hesâbıma.
Ali Bulaç
"Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım."
Bayraktar Bayraklı
(19-20) Kitabı sağ tarafından verilenler, “Alın kitabımı okuyun, doğrusu ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum” diyecek.
Diyanet İşleri
" Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."
Edip Yüksel
"Hesabımla karşılaşacağımı bekliyordum."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der.
Erhan Aktaş
Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.
Hakkı Yılmaz
(19-24)İşte kitabı sağından verilen kişiye gelince; işte o, “Alın, okuyun kitabımı. Şüphesiz ben, hesabıma kavuşacağıma inanıyordum/ kesinlikle biliyordum” der. Artık o, meyveleri sarkmış yüksek bir cennette hoşnut bir yaşamdadır. –Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin, için!–
Muhammed Esed
Zaten (bir gün) hesabımın önüme konulacağını bilmiştim!"
Mustafa İslamoğlu
Kesinlikle ben, hesabımla yüzleşeceğime gönülden inanmıştım!"
Suat Yıldırım
“Zaten ben hesabımla karşılaşacağımı biliyordum! ” der.
Süleyman Ateş
Ben hesabımla karşılaşacağımı sezmiştim zaten.
Şaban Piriş
19,20. -Kimin kitabı sağından verilirse,-Alın, kitabımı okuyun, ben zaten bu hesabıma ulaşacağımı tahmin etmiştim, der.
Yaşar Nuri Öztürk
"Kendi hesabıma kavuşacağımı sezmiştim zaten."
Edip-Layth-Martha
"I knew that I was going to be held accountable."
Muhammad Asad
Behold, I did know that [one day] I would have to face my account!*
Rashad Khalifa
"I did believe that I was going to be held accountable.",
The Monotheist Group
"I knew that I was going to be held accountable."