Hakka Sûresi21. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فهو | — | fehuve | artık o | So he |
| 2 | في | — | fī | içindedir | (will be) in |
| 3 | عيشة | ع ي شAYŞ | ǐyşetin | bir yaşam | a life |
| 4 | راضية | ر ض وRŽV | rāDiyetin | memmun eden | pleasant, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فهو فى عيشة راضية
Arapça (Harekeli)
فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Transliterasyon
Fe huve fî îşetin râdıyeh(râdıyetin).
Transliteration (Eng.)
Fahuwa fee AAeeshatin r<span class="u">ad</span>iya<span class="b">tin</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık o, razı olduğu bir yaşayış, bir zevk içindedir.
Ali Bulaç
Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.
Bayraktar Bayraklı
(21-24) O, hoş bir hayat içinde, meyveleri sarkmış, yüksek bir cennette olacak. Onlara şöyle denilecek: “Geçmiş günlerde yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyiniz, içiniz!”
Diyanet İşleri
Artık o, hoşnut kalacağı bir hayat içindedir,
Edip Yüksel
O mutlu bir yaşantı içindedir,
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık o hoşnut bir hayattadır.
Erhan Aktaş
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Hakkı Yılmaz
(19-24)İşte kitabı sağından verilen kişiye gelince; işte o, “Alın, okuyun kitabımı. Şüphesiz ben, hesabıma kavuşacağıma inanıyordum/ kesinlikle biliyordum” der. Artık o, meyveleri sarkmış yüksek bir cennette hoşnut bir yaşamdadır. –Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin, için!–
Muhammed Esed
Ve o, kendini böylece mutlu bir hayatın içinde bulacak,
Mustafa İslamoğlu
O kendini mesut ve bahtiyar eden bir hayatın içinde bulacak;
Suat Yıldırım
O artık mutluluk veren bir yaşam içindedir.
Süleyman Ateş
Artık o, memmun eden bir yaşam içindedir.
Şaban Piriş
Artık O, hoşnut edici bir hayat içinde.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık o, hoşnutluk veren bir yaşayış içindedir.
Edip-Layth-Martha
So he shall be in a life, well-pleasing.
Muhammad Asad
And so he will find himself in a happy state of life,
Rashad Khalifa
He has deserved a happy life.,
The Monotheist Group
So he shall be in a life, well-pleasing.