Hakka Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | سخرها | س خ رSḢR | seḣḣarahā | onu saldı | Which He imposed |
| 2 | عليهم | — | ǎleyhim | onların üzerine | upon them |
| 3 | سبع | س ب عSBA | seb'ǎ | yedi | (for) seven |
| 4 | ليال | ل ي لLYL | leyālin | gece | nights |
| 5 | وثمانية | ث م نS̃MN | ve ṧemāniyete | ve sekiz | and eight |
| 6 | أيام | ي و مYVM | eyyāmin | gün | days |
| 7 | حسوما | ح س مḪSM | Husūmen | ardı ardına | (in) succession, |
| 8 | فترى | ر ا يREY | feterā | görürsün | so you would see |
| 9 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavme | o kavmi | the people |
| 10 | فيها | — | fīhā | orada | therein |
| 11 | صرعى | ص ر عṦRA | Sar'ǎā | serilmiş | fallen |
| 12 | كأنهم | — | keennehum | sanki onlar | as if they were |
| 13 | أعجاز | ع ج زACZ | eǎ'cāzu | kütükleridir | trunks |
| 14 | نخل | ن خ لNḢL | neḣlin | hurma | (of) date-palms |
| 15 | خاوية | خ و يḢVY | ḣāviyetin | içi boş | hollow. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
سخرها عليهم سبع ليال وثمنية ايام حسوما فترى القوم فيها صرعى كانهم اعجاز نخل خاوية
Arapça (Harekeli)
سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَى كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
Transliterasyon
Sehharehâ aleyhim seb’a leyâlin ve semâniyete eyyâmin husûmen fe terel kavme fîhâ sar’â ke ennehum a’câzu nahlin hâviyeh(hâviyetin).
Transliteration (Eng.)
Sakhkharah<span class="u">a</span> AAalayhim sabAAa lay<span class="u">a</span>linwatham<span class="u">a</span>niyata ayy<span class="u">a</span>min <span class="u">h</span>usooman fatar<span class="u">a</span>alqawma feeh<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>arAA<span class="u">a</span> kaannahum aAAj<span class="u">a</span>zunakhlin kh<span class="u">a</span>wiya<span class="b">tun</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onu, yedi gece ve sekiz gün, birbiri ardınca mûsâllat etti onlara, o topluluğa baksaydın görürdün ki bu kadar zamân içinde yıkılıvermişler yerlere, sanki içleri kof hurma kütükleriymiş onlar.
Ali Bulaç
(Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.
Bayraktar Bayraklı
(6-8) ‘Âd toplumuna gelince, onlar soğuk ve şiddetli bir rüzgârla yok edildiler. Allah o rüzgârı yedi gece, sekiz gündüz, aralıksız olarak başlarına sardı. Böylece o halkın, içi boş hurma kütükleri gibi yere serildiklerini görürsün. Onlardan geriye kalan hiçbir kimseyi görüyor musun?
Diyanet İşleri
Allah onu, ardarda yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
Edip Yüksel
Onu, yedi gece ve sekiz gün boyunca üzerlerine bir bela olarak saldı. Halkın, çürümüş hurma gövdeleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
Erhan Aktaş
Onu, yedi gece ve sekiz gün; hiç ara vermeden üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o halkı, orada kökünden sökülmüş hurma ağacı kütükleri gibi yere serilmiş görürsün.
Hakkı Yılmaz
Allah, o fırtınayı üzerlerine yedi gece ve sekiz gün; geceli gündüzlü peşpeşe musallat etmişti. Öyle ki, o toplumu, fırtınanın içinde, içi boş hurma kütükleri gibi yere serilmiş hâlde görürsün.
Muhammed Esed
Allah, onların (kökünü kurutmak üzre,) üzerlerinde o kasırgayı yedi gece sekiz gün estirdi; öyle ki insanların (kökünden çıkarılmış) hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını gözünde canlandırabilirsin.
Mustafa İslamoğlu
(Allah), üzerlerine emrine amade kıldığı o (kasırgayı) yedi gece sekiz gündüz kesintisiz bir biçimde estirdi; öyle ki, tıpkı kökünden savrulmuş hurma kütükleri gibi, o kavmin orada öylece donup kaldığını gözünde canlandırabilirsin.
Suat Yıldırım
Allah o kasırgayı üzerlerine yedi gece, sekiz gün kesintisiz olarak salıverdi. Öyle ki sen, o halkı içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.
Süleyman Ateş
(Allah) Onu, yedi gece, sekiz gün ardı ardına onların üzerine saldı. O kavmi orada, içi boş hurma kütükleri gibi serilmiş görürsün.
Şaban Piriş
Allah, onu yedi gece sekiz gün kesintisiz onların üzerine estirmişti. Halkın orada içi boş hurma kütükleri gibi yere serildiğini görürdün.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu, onların üzerine yedi gece-sekiz gün hiç ara vermeden saldı. Topluluğu orada yerlere sürülmüş görürsün. İçleri boşaltılmış hurma kütükleri gibidirler.
Edip-Layth-Martha
He unleashed it upon them for seven nights and eight days, in succession. You could see the people destroyed in it, as if they were decayed palm trunks.*
Muhammad Asad
which He willed against them for seven nights and eight days without cease, so that in the end thou couldst see those people laid low [in death], as though they were so many [uprooted] trunks of hollow palm trees:
Rashad Khalifa
He unleashed it upon them for seven nights and eight days, violently. You could see the people tossed around like decayed palm trunks.,
The Monotheist Group
He unleashed it upon them for seven nights and eight days, in succession. You could see the people destroyed in it, as if they are decayed palm trunks.