Araf Sûresi100. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1أولمevelemWould it not
2يهده د يHD̃Yyehdiyola getirmedi mi?guide
3للذينlilleƶīnekimseleri[for] those who
4يرثونو ر ثVRS̃yeriṧūnevaris olanlarıinherit
5الأرضا ر ضERŽl-erDeşu toprağathe land
6منminfrom
7بعدب ع دBAD̃beǎ'disonraafter
8أهلهاا ه لEHLehlihāsahiplerindenits people
9أنenthat
10لوleveğerif
11نشاءش ي اŞYEneşā'ubiz dilesekWe willed,
12أصبناهمص و بṦVBeSabnāhumkendilerini de cezalandırırızWe (could) afflict them
13بذنوبهمذ ن بZ̃NBbiƶunūbihimgünahlarıylefor their sins
14ونطبعط ب عŦBAve neTbeǔve mühürlerizand We put a seal
15علىǎlāüzeriniover
16قلوبهمق ل بGLBḳulūbihimkalblerinintheir hearts
17فهمfehumartık onlarso they
18لا(do) not
19يسمعونس م عSMAyesmeǔnehiç işitmezlerhear?

Mealler

Arapça (Harekesiz)

اولم يهد للذين يرثون الارض من بعد اهلها ان لو نشاء اصبنهم بذنوبهم ونطبع على قلوبهم فهم لا يسمعون

Arapça (Harekeli)

أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ الْأَرْضَ مِن بَعْدِ أَهْلِهَا أَن لَّوْ نَشَاءُ أَصَبْنَاهُم بِذُنُوبِهِمْ وَنَطْبَعُ عَلَى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

Transliterasyon

E ve lem yehdi lillezîne yerisûnel arda min ba’di ehlihâ en lev neşâu esabnâhum bi zunûbihim, ve natbeu alâ kulûbihim fe hum lâ yesme’ûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Awa lam yahdi lilla<span class="u">th</span>eena yarithoonaal-ar<span class="u">d</span>a min baAAdi ahlih<span class="u">a</span> an law nash<span class="u">a</span>o a<span class="u">s</span>abn<span class="u">a</span>humbi<span class="u">th</span>unoobihim wana<span class="u">t</span>baAAu AAal<span class="u">a</span> quloobihimfahum l<span class="u">a</span> yasmaAAoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Oralarda yaşayanların helâkinden sonra mîraslarına konarak yurtlarını elde edenler, hâlâ anlamazlar mı ki dilersek, suçları yüzünden onları da musîbetlere uğratırız ve kalplerini mühürleriz de işitmezler.

Ali Bulaç

(Bütün bunlar,) Sakinlerinden sonra yeryüzüne mirasçı olanları doğruya erdirme(ye veya ortaya çıkarmaya yetmez) mi? Eğer Biz dilemiş olsaydık onlara günahları nedeniyle bir musibet isabet ettirirdik; ve kalplerine damgalar vururduk da onlar böylelikle işitmeyenler olurlardı.

Bayraktar Bayraklı

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli olmadı mı ki, eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibete uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar gerçekleri işitmezler/anlamazlar.

Diyanet İşleri

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara hala şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler.

Edip Yüksel

Önceki nesillerin yerine yeryüzüne vâris olanlara belli olmadı mı ki, eğer dilesek onları da günahlarıyla cezalandırarak kalplerini mühürleriz de işitemezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler.

Erhan Aktaş

Önceki halklardan sonra yeryüzüne mirasçı olanların, doğru yolu bulmaları gerekmez miydi? Eğer biz dilseydik onları da günahlarından dolayı belalara uğratırdık. Kalplerini mühürlerdik de duymaz olurlardı.

Hakkı Yılmaz

Ve önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris; son sahip olanlara kılavuz olmadı mı, etki yapmadı mı: “Eğer Biz dilersek onları da günahlarından dolayı cezalandırırdık. Biz onların kalplerinin üzerine damga vururuz/mühürleriz de onlar işitmezler.”

Muhammed Esed

Öyleyse, önceki kuşakların izinden yeryüzüne varis olanlar için (şu gerçek) hâlâ ortaya çıkmadı mı, eğer dileseydik kendi günahları yüzünden onları (da) pekala çarpabilirdik; hem de (hakikati) işitmesinler diye kalplerine mühür basarak!

Mustafa İslamoğlu

Artık önce gelip geçmiş (uygarlıkların) ardından yeryüzünün (medeniyet) mirasına konanlar için şu gerçek ortaya çıkmış olmuyor mu: Eğer istersek, günahları yüzünden onları da hedefe koyabiliriz; üstelik kalplerine mühür basarız da, onlar artık (gerçeği) işitmez olurlar.

Suat Yıldırım

Önceki sahiplerinden sonra dünya mülküne vâris olanlar hâlâ şu gerçeği anlamadılar mı ki, eğer dilemiş olsaydık kendilerini de günahları sebebiyle musîbetlere uğratırdık? Fakat biz kalplerini mühürleriz de onlar işitmez, anlamaz hâle gelirler. [20, 128; 32, 29; 14, 44-45; 19, 98; 22-45-46]

Süleyman Ateş

(Geçmiştekilerin başlarına gelenler), sahiplerinden sonra şu toprağa varis olanları yola getirmedi mi (hala anlamadılar mı) ki biz dilesek, kendilerini de günahlarıyle cezalandırırız ve kalblerini mühürleriz, artık hiç işitmezler.

Şaban Piriş

Oranın halkından sonra yeryüzüne varis olanlara belli olmadı mı? Ki eğer istersek günahlarıyla birlikte yakalarız, yok ederiz, Kalplerini de damgalarız da işitmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Tüm bu olanlar, eski sahiplerinden sonra yeryüzüne mirasçı olanlara şunu göstermedi mi: Dilersek onları günahları yüzünden belaya çarptırırız, kalpleri üzerine mühür basarız da artık söz dinleyemez olurlar.

Edip-Layth-Martha

Is it not clear for those who inherited the land after them, that if We wished, We could have punished them immediately for their sins and We could have stamped on their hearts, so they would not hear.

Muhammad Asad

Has it, then, not become obvious unto those who have inherited the earth in the wake of former generations* that, if We so willed, We could smite them [too] by means of their sins, sealing their hearts so that they cannot hear [the truth]?*

Rashad Khalifa

Does it ever occur to those who inherit the earth after previous generations that, if we will, we can punish them for their sins, and seal their hearts, causing them to turn deaf?,

The Monotheist Group

Is it not a guide for those who inherited the land after them, that if We wished We could have punished them immediately for their sins? And We stamp on their hearts, so they do not hear.